Sellf Media Logo
Strategy · Creative · Media · Technology · Real Growth.

Büyüme, Veriyle
İnşa Edildi.

Sellf bir Ajans değildir. Sellf; sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçülebilir büyüme için partnerinizdir.

İşlerimizi Gör→
ASCE GYO
Fundora
Inwest Group
Qashe

Global ekiplerin güvendiği büyüme partneri

Aşağı Kaydır
+230%
Ortalama Lead Artışı
1:24
ROI (Reklam Harcaması)
$12M
Üretilen Brüt Kâr
700%
En Yüksek ROI
Brand Logo 1
Brand Logo 2
Brand Logo 3
Brand Logo 4
Brand Logo 5
Brand Logo 6
Brand Logo 7
Brand Logo 8
Brand Logo 9
Brand Logo 10
Brand Logo 11
Brand Logo 12
Brand Logo 13
Brand Logo 1
Brand Logo 2
Brand Logo 3
Brand Logo 4
Brand Logo 5
Brand Logo 6
Brand Logo 7
Brand Logo 8
Brand Logo 9
Brand Logo 10
Brand Logo 11
Brand Logo 12
Brand Logo 13
Brand Logo 1
Brand Logo 2
Brand Logo 3
Brand Logo 4
Brand Logo 5
Brand Logo 6
Brand Logo 7
Brand Logo 8
Brand Logo 9
Brand Logo 10
Brand Logo 11
Brand Logo 12
Brand Logo 1
Brand Logo 2
Brand Logo 3
Brand Logo 4
Brand Logo 5
Brand Logo 6
Brand Logo 7
Brand Logo 8
Brand Logo 9
Brand Logo 10
Brand Logo 11
Brand Logo 12

Seçili İşler

İŞLER

Tüm İşleri Gör↗

KANITIMIZ,
İŞLERİMİZDİR.

FUNNEL REYAPILANDIRMA//EVEPACK
EVEPACK

“Bütçe yanıyordu. Sonuç gelmiyordu.”

Intent Verisi
CRM Segmenti
Kreatif Uyumu
Otomasyon

Satış ekibi yeniden yapılandırıldı; her funnel aşamasına ayrı gruplar atandı. Funnel kurgusu intent sinyalleri ve geçmiş CRM verisi baz alınarak baştan inşa edildi. Takip mekanizmaları için yazılımlar kuruldu, otomatize CRM ile sürekli geliştirme döngüsü oluşturuldu. Reklam kurguları çeşitlendirildi, reklam kreatifi ile hedef kitle uyumu sağlandı. Ürün–Hedef Kitle–Funnel aşaması intent haritalaması ve Değer Önerisi sistematiği kuruldu.

1/3 ROI%43 Dönüş Hızı Düşüşü%123 Operasyonel Karlılık
B2B GROWTH & OUTREACH//CANIAS

CANIAS ERP

“Sektör ortalamasının 150 katı.”

CRM Verisi
▼
Programmatic Reklam
▼
Outreach Mail

SellfScale ile potansiyel müşteri havuzu haritalandı, intent sinyali listeleri oluşturuldu ve buradan lookalike audiencelar türetildi. Apollo.io and Saleshandy üzerinden bulk mail outreach kurgusu, programmatic ve search kampanyasıyla eş zamanlı çalıştırıldı. CRM veriyi reklamı, reklamı maili, maili CRM'i besledi — döngü kapatıldı. Satış ekibi yeniden yapılandırılarak her funnel aşamasına bağlandı.

%12 Display CTR%27 Mail Click Rate+%230 Lead Artışı1/8 ROI
GLOBAL VIRAL MARKETING//IAMLOVEIN

İAMLOVEİN

“Doymuş pazardan çıkış. 1 ayda %700 ROI.”

[1]Fulfillment Göçü
[2]QR Gerilla
[3]UGC Viral Döngü

Marka, Türkiye'deki yüksek rekabet ve daralan marjlardan çıkarılarak Romanya, Bulgaristan ve Bosna-Hersek'e fulfillment altyapısıyla taşındı. Bükreş sokaklarına QR kodlu fiziksel ürün yerleştirmeleri yapıldı; 50 mikro/nano-influencer'ın UGC içerikleriyle Threads, X ve TikTok'ta organik viral döngüye dönüştürüldü. Konum tabanlı funnel mimarisi ve lansman indirimleriyle etkileşim doğrudan kârlılığa yönlendirildi.

1.3M TL İlk Hafta%700 ROIStok Tamamen Tükendi
BRANDING & GO-TO-MARKET//QASHE
QASHÉ

“Sıfırdan marka, sıfırdan strateji.”

[1]Brandbook & Kimlik
[2]Karlılık Analizi
[3]Lansman Modeli

Markanın tüm kimliği, brandbook'u ve hedef kitle personaları baştan oluşturuldu. Pazar girişi, platform entegrasyonları, ürün karlılık hesaplamaları ve kampanya takvimi çıkarıldı. Strateji planlaması tamamlanarak operasyona geçildi.

%1.3 Organik Trafik1/2 ROI+%32 Karlılık Artışı
E-COMMERCE & SEO//GOLDIUM
GOLDİUM

“Markalama, e-ticaret ve viral işbirliği.”

[1]Teknik SEO
[2]Funnel Yenileme
[3]Ebru Severtürk
[4]Viral Gün

Markalama ve e-ticaret süreçleri yenilendi. Funnel ve veri takibi mekanizmaları neredeyse baştan inşa edildi, eski ürün linkleri ve yönlendirmeleri tamamen düzenlendi. Teknik SEO iyileştirmeleri yapıldı. Ebru Severtürk işbirliği ve Altın Bereket Günü gibi viral çalışmalar büyümeyi hızlandırdı.

+%67 Ciro Artışı+%71 ROI Artışı3.4M TL Pazaryeri
PERFORMANCE MARKETING//FIZYOHOL
FİZYOHOL

“₺62,99 maliyetle 222 lead.”

Düşük CAC Reklamı
Lead Kalifikasyonu
Müsaitlik Dolumu

Tamamen reklam odaklı bir çalışma yürütüldü. Düşük edinim maliyetinde yüksek kaliteli lead akışı hedeflendi; reklam kurgusu ve hedefleme bu KPI etrafında optimize edildi. Tüm rezervasyon müsaitlikleri doldu.

₺62,99 Lead Maliyeti222 Toplam Lead1/24 ROI
CROSS-BORDER MARKETING//ELITEHAIR
ELİTEHAİR

“İki pazar, tek çerçeve.”

Global: Maliyet
TR: Dr. Balwi Güveni

Yurt dışındaki mevcut baz kitlesinin Türkiye bağlantıları veri kurulumlarıyla sağlandı. Lookalike audiencelar ve persona oluşturuldu. Vergi ve maliyet avantajları değer önerisi olarak yurt dışına, Dr. Balwi güveni ve benzeri unsurlar Türkiye'ye ayrı ayrı pazarlandı.

%72 Doluluk Oranı%32 Organik Otorite1/5 ROI
OMNICHANNEL PERFORMANCE//PHILIPS
PHİLİPS NAM

“Dijitali aştık, offlina çıktık.”

Dijital: Performance
Offline: 3D Parkmetre

Search ve Merchant Center odaklı dijital performans çalışmasına ek olarak parkmetrelerde mini 3D printer uygulaması ve sağlık sektörü affiliate işbirlikleriyle pasif + aktif pazarlama katmanları kuruldu. Funnel kurgusu hem offline hem dijitalde maksimum veri takibini hedefleyecek şekilde senkronize edildi.

+%100 Verimlilik+%32 ROI Artışı12M$ Yıllık Brüt Kar
REGIONAL STRATEGY//COLINS

COLİN'S

“Kuzey Afrika'ya açılım stratejisi.”

[1]Afrika Dağılımı
[2]Offline Yerleşim
[3]Online Yönetim

Fas, Cezayir ve Mısır pazarları için ayrı kurgu yapıldı. Yeni pazaryerleri oluşturuldu; sosyoekonomik koşullar ve konumlandırma gözetilerek güvenilir marka temsilciler seçildi. Isı haritaları, projeksiyon ve yerel verilere dayalı offline konumlandırma, online funnel yönetimiyle birleştirildi.

Strateji AşamasıIsı Harita Proj.Yerel Veri Modeli
TWO-SIDED MARKETPLACE//SFERA
SFERA

“İki tarafı aynı anda büyütmek.”

B2B: İşletme
B2C: Kullanıcı

İşletme ve kullanıcı tarafını buluşturan bu app'ta iki taraflı pazarlama yürütüldü. Kategori, ürün ve işletme akslarında bölünmüş kurgu izlendi. Her funnel için ayrı yatırım geri dönüşü ve KPI belirlenerek RGI öncelikli strateji uygulandı.

RGI ÖncelikliÇift Yönlü Funnelİşletme & Kullanıcı
EUROPEAN EXPANSION//GREYMANNER
GREY MANNER

“4 ülke, tek çatı altında.”

[1]4 Ülke Stratejisi
[2]Lojistik Altyapı
[3]Yıllık Operasyon

Bulgaristan, Bosna-Hersek, Polonya ve Almanya için ayrı pazar stratejileri oluşturuldu. Prodüksiyon, brandbook, finansal danışmanlık ve pazar bazlı stratejik planlama yapıldı. Pazaryeri entegrasyonları ve lojistik altyapı kurularak yıllık strateji kapsamında opere edildi.

1/3 Ort. ROI%56 Karlılık Oranı7M TL+ Ciro
INTEGRATED REAL ESTATE//ASCEGYO
ASCE GYO

“Gayrimenkulde 1'e 21 ROI.”

[1]TV & Dijital Reklam
[2]Manuel Takip
[3]Anlık Optimizasyon

TV, dijital reklam ve sosyal medyada entegre kurgu, doğrudan satış hedefiyle yürütüldü. Her funnel aşaması için ayrı manuel takip mekanizmaları oluşturuldu, dijital reklamlarda veri takibi mükemmelleştirildi.

1/21 ROI BaşarısıAylık Ort. 7 SatışVeri Takibi
INFRASTRUCTURE & ROADMAP//GKC
GKC

“Fransa'ya doğru kurgu, yanlış zamanlama.”

[1]Fransa Konumlandırma
[2]Pazaryeri Kurulumu
[3]Stratejik Durdurma ✖

Fransa e-ticaret pazarı için brandbook, logo ve konumlandırma çalışmaları tamamlandı. Pazaryeri altyapısı kuruldu, doğru platform ve hedef kitle eşleştirmesi yapıldı. Lansman öncesi hazırlık aşaması tamamlanmış olmakla birlikte bütçe uyumsuzluğu ve tedarik yetersizliği nedeniyle operasyon aşamasına geçilemedi ve süreç sonlandırıldı.

Brandbook HazırAltyapı TamamSüreç Durduruldu
SEO & ORGANİK BÜYÜME//GOTRADEGO

GOTRADEGO

“4 ayda tıklamalarda %400, görünürlükte %1.100 artış.”

[1]Teknik SEO
[2]İçerik Otoritesi
[3]Arama Talebi

Teknik SEO, içerik mimarisi ve arama niyeti optimizasyonunun birlikte yürütüldüğü dört aylık çalışma, GoTradeGo'nun organik talep yakalama kapasitesini büyüttü.

+%400 Organik Tıklama+%1.100 Görüntülenme4 Ay
SAĞLIKTA SEO//MONSTERA

MONSTERA

“3 ayda organik tıklamalarda %235 büyüme.”

Teknik Sağlık SEO'su
İçerik Optimizasyonu
Organik Görünürlük

Sağlık sektörünün yüksek güven gerektiren arama yapısına göre teknik altyapı, içerik ve sayfa optimizasyonları birlikte ele alındı; üç ay içinde hem tıklama hem görünürlük güçlü biçimde yükseldi.

+%235 Organik Tıklama+%845 Görüntülenme3 Ay
SOSYAL MEDYA PERFORMANSI//SOCIAL2024

2024 SOCIAL

“2024 ortalamasında etkileşim %700 arttı.”

İçerik Stratejisi
▼
Format & Dağıtım
▼
Etkileşim Döngüsü

Markalar genelinde içerik stratejisi, format seçimi, yayın ritmi ve dağıtım optimizasyonu tek performans disiplini altında yönetildi; etkileşim ve siteye yönlenen trafik birlikte büyüdü.

+%700 İçerik Etkileşimi+%262 Link Tıklaması2024 Ortalaması
E-TİCARET & KOZMETİK//BEAUTYCOMMERCE

BEAUTY E-COMMERCE

“17,5 milyon TL ciroya uzanan performans.”

[1]Medya Yatırımı
[2]Dönüşüm Akışı
[3]Kârlı Ölçekleme

Kozmetik e-ticaret operasyonunda medya yatırımı, dönüşüm akışı ve ticari hedefler aynı ölçüm sistemi altında yönetildi; yıllık ciro, dönüşüm ve yatırım geri dönüşü birlikte büyütüldü.

17,5 Mn TL Yıllık Ciro+%300 Dönüşüm Oranı+%213 ROI Artışı
GAYRİMENKUL BÜYÜMESİ//ASCEINWEST

INWEST

“2 projede 1.850 potansiyel alıcı.”

[1]Strateji & Kreatif
[2]Medya Dağıtımı
[3]Alıcı Talebi

ASCE GYO ve Inwest Group için strateji, kreatif, medya ve lead akışı uçtan uca tek kurgu altında yönetildi; iki projede dijital erişim ve potansiyel alıcı talebi birlikte büyütüldü.

+%450 Dijital Erişim1.850 Potansiyel Alıcı2 Proje
FRANCHISE BÜYÜME SİSTEMİ//SCHNITZEL
SCHNITZEL LANDMANN

“3 ayda lokasyon ziyaretlerinde %57 artış.”

Perakende Marka
Franchise Talep Motoru
CRM Takibi

Franchise sistemi baştan kurgulandı; websiteye franchise talep motoru ve CRM takip entegrasyonu eklendi. Pazarlama operasyonu perakende marka iletişimi ve B2B franchising olarak ayrıştırılıp ayrı ayrı ölçüldü. Dijital kanallardan lokasyon içi müşteri deneyimine kadar entegre uygulamalar yürütüldü.

+%57 Lokasyon Ziyareti37 Yeni Sözleşme Süreci+%34 Pozitif Değerlendirme
DİJİTAL DENEYİM & DESTEK//SERMANDBARR

SERM & BARR

“Organik trafikte %117 büyüme.”

[1]Yeni Website
[2]SEO Altyapısı
[3]AI Bot + Call Center

Website dinamik video ve render içerikleriyle baştan aşağı yenilendi; teknik ve içerik SEO iyileştirmeleri tamamlandı. Servis ve destek hattı tek numarada birleştirilerek router sistemi üzerinden yarı AI bot, yarı çağrı merkezi dinamiğine bağlandı.

+%117 Organik Trafik+3 Sıralama Pozisyonu-%27 Bounce Rate+%50 Destek Memnuniyeti
ENTEGRE BÜYÜME DANIŞMANLIĞI//LEALKARAVAN

LEAL KARAVAN / DETHLEFFS

“Talep, kârlılık ve operasyon birlikte büyüdü.”

[1]Pazar Araştırması
[2]Gelir Alanları
[3]Bütçe Optimizasyonu

Pazar, rakip, fiyat aralığı, müşteri acı noktaları ve gelişim alanları kapsamlı biçimde araştırıldı. Yıllık bütçe planı; influencer pazarlama, içerik takvimi, prodüksiyon, sosyal medya ve reklam kurgularıyla tek büyüme sistemi altında birleştirildi. Bütçe, belirlenen temel gelir alanlarına göre optimize edildi.

+%34 Gelen Talep+%29 Kârlılık+%60 Operasyonel Verim+%300 Erişim & Etkileşim
OTEL SOSYAL MEDYA BÜYÜMESİ//WYNDHAMGRAND

WYNDHAM GRAND

“3 ayda 760+ rezervasyon talebi.”

İçerik Takvimi
Influencer Dağıtımı
Rezervasyon Talebi

Sosyal medya yönetimi ve influencer pazarlama tek bir plan altında toplandı. Dağınık ilerleyen bütçe, içerik üretimi ve yayın takvimi yeniden yapılandırılarak erişimden rezervasyon talebine uzanan ölçülebilir bir akış kuruldu.

+%23 Takipçi+%254 Erişim & Etkileşim760+ Rezervasyon Talebi3 Ay
OTEL CRM & OPERASYON//SOFTHOTELS

SOFT HOTELS

“Ticket kapanma hızı ikiye katlandı.”

Talep & Ticket
▼
CRM Yönetimi
▼
Muhasebe & Operasyon

Otel yönetimi, ticket ve talep toplama platformu baştan tasarlandı. İş süreçleri ve sunucu bağlantıları yeniden kuruldu; CRM, muhasebe ve operasyon arayüzleri ortak yönetim panelinde birleştirildi. Böylece talep yanıtları ve ödeme onayları daha hızlı ve izlenebilir hale geldi.

-%45 İç Şikâyet+%100 Kapanma Hızı+%60 Tahmini Verimlilik+%200 Yanıt & Onay Hızı
ENTEGRE E-TİCARET BÜYÜMESİ//NUTRALEN
NUTRALEN

“6 ayda ciroda %256 büyüme.”

[1]Pazaryerleri
[2]Medya & Influencer
[3]Ambalaj & Marka

E-ticaret ve pazaryeri yönetimi; dijital reklam, sosyal medya, influencer pazarlama ve ambalaj tasarımıyla entegre edildi. Tüm pazarlama kanalları ortak ticari hedefler ve ölçüm sistemi üzerinden yönetildi.

+%300 Sipariş / 3 Yeni İl+%450 Etkileşim+%256 Ciro1/4 ROI
SIFIRDAN MARKA KURULUMU//LIONSDARWIN
LIONS DARWIN

“İlk ayda %5 pazar payı.”

[1]Kurumsal Kimlik
[2]Ambalaj Tasarımı
[3]Lansman & Otomasyon

Marka; kurumsal kimlik, ambalaj tasarımı, influencer pazarlama ve dijital assetlerle uçtan uca kuruldu. Lansmanla birlikte stok ve muhasebe yönetimleri otomasyona taşınarak marka iletişimi ile operasyon altyapısı aynı sistemde buluşturuldu.

%5 İlk Ay Pazar Payı1/1,65 İlk Ay ROIStok & Muhasebe Otomasyonu
DİJİTAL TASARIM//FARMHOUSE

FARMHOUSE

“Marka deneyimi için sade ve tutarlı bir tasarım dili.”

[1]Tasarım Yönü
[2]Arayüz Sistemi
[3]Uygulama Seti

FarmHouse için markanın karakterini dijital ortama taşıyan tasarım çalışmaları üretildi. Görsel hiyerarşi, sayfa kompozisyonları ve temel dijital assetler ortak bir tasarım sistemi altında toplandı.

Görsel KimlikWebsite TasarımıDijital Assetler
ÜRÜN KONUMLANDIRMA & SOSYAL//MURATBEY
MURATBEY

“Her segmente ayrı ürün anlatısı.”

Hedef Segment
Ürün Mesajı
Kreatif Sistem

Ürün konumlandırması ve sosyal medya dili tamamen yenilendi. Reklam ve sosyal medya kreatifleri hedef kitle segmentlerine göre ayrıştırılarak her ürünün doğru mesaj, görsel dil ve kullanım bağlamıyla anlatılması sağlandı.

Yeni Ürün KonumlandırmasıSegment Bazlı KreatifYenilenen Sosyal Medya Dili
UÇTAN UCA DİJİTAL DÖNÜŞÜM//UKO
UKO

“Muhasebeden e-ticarete tek yönetim sistemi.”

[1]ikas Website
[2]Logo & Stok
[3]Ödeme & Yönetim Paneli

Manuel faturalama Logo otomasyonuna taşındı; ikas altyapısında website kuruldu. Muhasebe, stok, ödeme ve entegrasyonlar baştan yapılandırılarak özel ortak yönetim paneline bağlandı. Sosyal medya ve reklam kurguları bu dijital altyapıyla birlikte yürütüldü.

+%230 Google Görüntülenme+%47 Gelen Arama+%200 Muhasebe Verimi+%32 Ciro

Uzmanlığımız

Çözümlerimiz.

Tüm Çözümleri Gör↗
01

Entegre Danışmanlık

Finans, operasyon, pazarlama, lojistik ve veriyi tek büyüme planında birleştiren Sellf Entegre Danışmanlık ile 1, 2 ve 5 yıllık büyüme stratejinizi kurun.

02

İhracat & Uluslararası Büyüme

Yeni ülke ve pazarlara girişinizi pazar araştırması, go-to-market, lojistik, finans, lokalizasyon ve büyüme stratejisiyle uçtan uca yönetin.

03

B2B Pazarlama

B2B lead generation, outbound, ABM, outreach, RevOps ve otomasyon süreçlerini tek sistemde birleştirerek kurumsal satışlarınızı ölçeklendirin.

04

Marka Stratejisi & Branding

Marka konumlandırmasından brandbook ve kurumsal kimliğe, ambalajdan marka iletişimine kadar tutarlı ve güçlü bir marka sistemi oluşturun.

05

Performans Pazarlama

Google, Meta, TikTok, LinkedIn ve diğer performans kanallarını ROI, veri, attribution ve dönüşüm odaklı tek bir büyüme sistemi içinde yönetin.

06

Dijital Ürünler & Yazılım Geliştirme

Kurumsal web sitelerinden e-ticarete, özel yazılımdan otomasyon ve entegrasyonlara kadar ihtiyacınıza özel dijital ürünleri anahtar teslim geliştirin.

07

Büyüme & Yönetim Danışmanlığı

İş modeli, fiyatlama, satış, kârlılık, operasyonel verimlilik ve yönetim süreçlerinizi veri odaklı büyüme stratejileriyle yeniden yapılandırın.

08

Offline Pazarlama & Medya

OOH, TV, etkinlik, brand activation ve offline medya yatırımlarınızı veri, ölçüm ve dijital attribution katmanlarıyla daha verimli yönetin.

09

Proje Yönetimi

Kampanya, website, e-ticaret, lansman ve dijital dönüşüm projelerinizi planlama, ekip koordinasyonu, bütçe ve teslim süreçleriyle uçtan uca yönetin.

10

Tasarım & Kreatif

Sosyal medya, video, motion, 3D, reklam kreatifi, web, ambalaj, fotoğraf ve tüm marka tasarımlarınızı yüksek kaliteli kreatif sistemlerle üretin.

11

PR & Kriz Yönetimi

Marka itibarı, lansman, medya ilişkileri ve kriz iletişimini strateji, ölçüm ve entegre pazarlama yaklaşımıyla yönetin.

12

SEO & Organik Büyüme

Teknik SEO, içerik, site mimarisi, e-ticaret SEO, uluslararası SEO ve AI Search optimizasyonuyla sürdürülebilir organik büyüme oluşturun.

13

Dönüşüm & Funnel Optimizasyonu

Müşteri edinimi yolculuğunuzu uçtan uca haritalandırın; funnel, landing page, checkout, lead ve satış dönüşümlerini veriyle optimize edin.

14

E-Ticaret Büyüme Süreçleri

E-ticaret operasyonu, pazaryeri yönetimi, stok, fiyatlama, CRM, retention, merchandising ve online mağaza süreçlerinizi uçtan uca büyütün.

SELLF BÜYÜME SİSTEMİ

İçgörüden etkiye.

Gerçek büyümeyi anlamak, ölçmek ve hayata geçirmek için tek bir sistem.

ÖNEMLİ OLANI ÖLÇ

Büyüme,
ölçülür.

Önce nerede olduğunuzu netleştirir, ardından gerçek büyümeyi kendi ölçüm sistemimizle takip ederiz.

BHS

Markanın mevcut sağlık durumunu ve başlangıç noktasını belirler.

RGI

Gerçek büyümeyi 3 aylık ve yıllık periyotlarda ölçer.

Veriye dayalı

Tahmini azaltır. İşe yarayana odaklanır.

BHS
BAŞLANGIÇ
→
RGI
GERÇEK BÜYÜME
TEŞHİS
Neredeyiz
UYGULAMA
Büyümeyi ne yönlendiriyor
ÖLÇÜM
Gerçek sonuçlar
VERİ NETLİK YARATIR. NETLİK BÜYÜME YARATIR.

İKİ EKİP. TEK BÜYÜME SİSTEMİ.

Büyüme, yönetilir
ve hayata geçirilir.

Strateji ve uygulama aynı büyüme sistemi içinde birlikte çalışır — daha hızlı, daha akıllı ve daha verimli.

Büyüme Ekibi

11 Danışman

Yön. Strateji. Denetim.

  • ✓BHS'i ölçer, RGI'ı takip eder
  • ✓Strateji ve yol haritasını belirler
  • ✓Pazar ve rakip araştırmasını yönetir
  • ✓Uygulama ve performansı denetler
  • ✓Süreci Step by Step metodolojisiyle hizalar

Operasyon Ekibi

23 Operasyon

Uygulama. Yürütme. Sonuç.

  • ✓Performans pazarlama
  • ✓Kreatif ve tasarım
  • ✓SEO ve içerik
  • ✓Yazılım ve geliştirme
  • ✓E-ticaret, CRM ve daha fazlası
Büyüme + Operasyon

Marka hedefi belirler. Direksiyona Sellf geçer.

Yalnızca Operasyon

Marka yönlendirir. Sellf uygular.

FARKLI UZMANLIKLAR. DAHA GÜÇLÜ BİR BÜYÜME MOTORU.

MÜŞTERİLERİMİZİN DİLİNDEN

Müşteri Referansları

Markaların büyüme yolculuklarında yanlarında olmak en büyük motivasyonumuz. İş ortaklarımızın deneyimleri, bizim için her şeyden değerli.

“Sellf'in bakış açısı sadece hizmet sunmanın çok ötesinde. İşin neredeyse her aşamasına entegre oluyorlar ve yarattıkları büyümenin basit sosyal medya veya reklam metriklerinin ötesine geçmesi gerektiğinin tamamen bilincindeler.”

Abdülkadir K.
Sanko & ASCE GYO
Sanko & ASCE GYO logo

“Sistemli ve son derece programlı yaklaşımları başarılarının temelidir. Kampanya mimarilerinden detaylı bütçe planlamasına kadar yıllık yol haritalarımızı inşa ettiler. Her adımda kesintisiz iletişim kurarak gelir ve kar marjlarını doğru tahmin ettiler ve bu projeksiyonları tutarlı bir şekilde gerçekleştirdiler.”

Cenk Ç.
Gülsoylar & Fundora
Gülsoylar & Fundora logo

“Marka kimliğini derinlemesine anlayan ve gerçek bir kavrayış olmadan hareket etmeyi reddeden veri odaklı bir ekip. Dışarıdan alınan bir hizmet gibi değil; kendi iç ekibinizin bir parçası gibi çalışıyorlar.”

Murat Y.
Inwest Group
Inwest Group logo
01 / 02

BLOG

Son İçgörüler

Büyüme, pazarlama ve teknoloji dünyasından en güncel içgörüler, stratejiler ve ilham veren fikirler.

Ücretin Gerçek Bedeli: Bir Büyüme Ekibi Kendisini Ne Zaman Amorti Eder?
Blog19 Eki 2026

Ücretin Gerçek Bedeli: Bir Büyüme Ekibi Kendisini Ne Zaman Amorti Eder?

2027 bütçesi Meclis'e sunuldu. Şirketler de gelecek yılın gelir, yatırım ve personel planlarını şekillendiriyor. Aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmeleri, bu planların önemli değişkenlerinden birini daha görünür kılacak. Ancak büyüme bütçelerinde çoğu zaman gözden kaçan bir soru var: Bir ek ücret lirası, şirkete ne kadar ek katkı marjı kazandırmalı? Bütçelerde personel giderleri genellikle maaşlar, primler ve yan haklar üzerinden değerlendirilir. Bir pozisyonun maliyeti hesaplanır, bütçeyle karşılaştırılır ve istihdam kararı verilir. Oysa büyüme fonksiyonlarında asıl mesele yalnızca bu kapasiteyi satın alabilmek değildir. Satın alınan kapasitenin ne kadarının kullanıldığı ve ne ölçüde ekonomik değer ürettiği de aynı hesabın parçasıdır. Biz Sellf'te büyümeyi önce bir kadro kararı olarak değil, sermayenin verimli dağıtılması problemi olarak görüyoruz. Çünkü ücret satırı yalnızca bir maliyet değil, şirketin gelecekteki verimliliğine ilişkin bir taahhüttür. 1. Maaş, İşverenin Ödediği Bedelin Tamamı Değildir Bir büyüme uzmanının aylık ücretini bilmek, o pozisyonun şirkete gerçek maliyetini bildiğimiz anlamına gelmez. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2026 verilerine göre brüt asgari ücret 33.030 TL'dir. İşveren SGK primi 7.184,03 TL, işveren işsizlik sigortası primi ise 660,60 TL'dir. Prim indirimi uygulanmadığında aylık toplam işveren maliyeti 40.874,63 TL'ye ulaşır. Bu yalnızca maliyetin görünen bölümüdür. Bordro yönetimi, yan haklar, izin planlaması, işe alım, performans değerlendirmeleri ve yöneticilerin ayırdığı zaman da organizasyonun kaynaklarını tüketir. İstihdam ilişkisinin sona ermesi de koşullara bağlı olarak kıdem veya ihbar tazminatı gibi yükümlülükler doğurabilir. Bunlar her ayrılıkta otomatik oluşan giderler değildir; ancak uzun vadeli kaynak planlamasında görmezden gelinemez. Üstelik büyüme ekiplerinde ücretler asgari ücretin üzerinde olabilir. Buradaki rakam, bir büyüme profesyonelinin maliyet tahmini değil, brüt ücret ile toplam işveren maliyeti arasındaki farkın somut örneğidir. Finansal değerlendirmede önemli olan, maaş bordrosunun büyüklüğü değil, o bordronun şirkete sağladığı ekonomik karşılıktır. 2. Denklemin İki Tarafı: Kadro Maliyeti ve Sözleşmeli Kapasite Büyüme kapasitesini iki farklı biçimde edinmek mümkündür. İç ekip modelinde toplam maliyet: Brüt ücret + işveren primleri + yan haklar + yönetim ve operasyon yükü + koşullara bağlı çıkış yükümlülükleri. Bu modelde şirket, belirli bir çalışma kapasitesini sürekli olarak finanse eder. İş yükü azalsa da istihdam maliyeti aynı ölçüde gerilemez. Sellf'in sözleşmeli büyüme ortaklığı modelinde toplam maliyet: Sözleşme bedeli + şirketin üstlendiği iç koordinasyon maliyeti + varsa indirilemeyen vergiler ve diğer sözleşmesel giderler. Marka, Sellf'e sözleşmedeki hizmet karşılığında fatura bedeli ve KDV öder. Sellf ekibine ait bordro, işveren primleri ve çalışanların istihdamından kaynaklanan tazminat yükümlülükleri markanın üzerinde oluşmaz. Fatura, kayıt altına alınan ve izlenebilen bir giderdir. KDV ise markanın vergisel statüsüne ve işlemin niteliğine bağlı olarak genellikle indirilebilir; dolayısıyla her işletme için otomatik olarak nihai maliyet kabul edilmemelidir. Sellf modelinde teslimatlar ve performans göstergeleri sözleşmeyle tanımlanır. RGI ve BHS gibi ölçüm yaklaşımlarıyla faaliyetler yalnızca yapılan iş üzerinden değil, büyüme sonuçları üzerinden de değerlendirilir. Sözleşme hükümlerine uygun bildirimle iş ilişkisinden çıkış imkânı bulunması, iş sözleşmesinden farklı bir esneklik sağlayabilir. Ancak bunun gerçek ekonomik karşılığı, tarafların kabul ettiği bildirim süresi ve fesih koşullarına bağlıdır. Burada amaç bir tarafı her durumda daha ucuz ilan etmek değil, aynı büyüme hedefi için üstlenilen toplam ekonomik yükü karşılaştırmaktır. 3. Bir Ek Ücret Lirası Ne Kadar Katkı Marjı Üretmeli? Bu sorunun ilk yanıtı basittir: Bir kapasite yatırımının yalnızca kendi ek maliyetini karşılaması, şirket açısından başa baş noktasıdır. Ek katkı marjı, ilgili kapasitenin yarattığı ilave gelirden bu gelire doğrudan bağlı değişken maliyetler çıkarıldıktan sonra kalan tutardır. Burada ölçülmek istenen, hâlihazırda üretilecek sonuçlar değil, yapılan yatırım sayesinde ortaya çıkan ilave değerdir. Dolayısıyla ekonomik eşik şöyle ifade edilebilir: Gerekli ek katkı marjı = Ek kapasite maliyeti × (1 + hedeflenen getiri oranı) Hedeflenen getiri sıfırsa yatırım yalnızca maliyetini karşılar. Şirket bu kapasiteye bağladığı sermayeden pozitif bir getiri bekliyorsa daha fazla katkı marjı üretmek zorundadır. Bu yaklaşımın önemli bir sonucu var: Her dolu takvim, verimli bir ekip anlamına gelmez. Aynı şekilde her düşük faaliyet dönemi de başarısızlık değildir. Bir büyüme ekibi bütün ay çalışabilir fakat yarattığı gelir, müşteriye hizmet verme ve satış maliyetlerinin ardından yeterli katkı bırakmayabilir. Tersine, doğru bir büyüme hamlesi sınırlı operasyonel eforla yüksek marjinal değer oluşturabilir. Önemli olan emeğin miktarı değil, o emeğin şirket ekonomisinde bıraktığı sonuçtur. Bu nedenle ROI değerlendirmesini faaliyet sayılarından, gösterimlerden veya yalnızca reklam harcaması getirilerinden bağımsız düşünemeyiz. 4. Karar Vermeden Önce Sorulması Gereken Üç Soru Bir: Bu rolün toplam maliyeti gerçekten nedir? Brüt ücretin ötesine geçerek işveren primlerini, yan hakları, yönetim zamanını ve olası çıkış yükümlülüklerini aynı tabloda görmek gerekir. Sözleşmeli modelde de fatura bedeliyle yetinmeyip iç koordinasyon ve diğer gerçek giderleri hesaba katmak gerekir. İki: Satın aldığım kapasitenin tamamını kullanıyor muyum? Büyüme ihtiyaçları her ay aynı değildir. Yeni pazara giriş, ürün lansmanı veya dönüşüm optimizasyonu farklı dönemlerde farklı uzmanlık yoğunlukları gerektirir. Sürekli istihdam edilen fakat dönemsel olarak kullanılmayan kapasite, görünmeyen bir verimlilik kaybına dönüşebilir. Üç: Beklenen sonuç oluşmadığında neyi değiştirebilir, hangi maliyetle ayrılabilirim? İç ekiplerde performans yönetimi mümkündür; fakat organizasyonel değişikliklerin uygulama süresi ve hukuki sonuçları vardır. Sözleşmeli ortaklıkta ise performans beklentileri, revizyon mekanizmaları ve fesih koşulları baştan tanımlanabilir. Elbette sözleşmenin varlığı tek başına sonuç garantisi değildir. Bu noktada iç ekibin belirgin avantajlarını da göz ardı etmemek gerekir. Sürekli, yüksek hacimli, şirkete özgü bilgi birikimi ve doğrudan kontrol gerektiren işlerde içeride kapasite oluşturmak daha rasyonel olabilir. Dolayısıyla doğru tercih her zaman dışarıdan hizmet almak değildir. Doğru tercih, gerekli kapasiteyi en yüksek sürdürülebilir marjinal değerle sağlayan modeldir. Sonuç: Bütçeniz Faaliyeti mi, Verimliliği mi Finanse Ediyor? Sellf'in büyüme mühendisliği yaklaşımında sürdürülebilirlik, ölçeklenebilirlik ve verimlilik birbirinden ayrı kararlar değildir. Sabit maliyet yükünün yönetilmesi sürdürülebilirliği, kapasitenin değişen talebe uyarlanması ölçeklenebilirliği, ortaya çıkan ek katkı marjı ise verimliliği belirler. Bu yüzden 2027 bütçesine yeni bir büyüme pozisyonu eklerken sorulacak asıl soru yalnızca “Bu kişiye ne kadar ödeyeceğiz?” olmamalı. “Bu kapasite, şirkete maliyetinden ne kadar fazla değer bırakacak?” Büyüme modelinizin bu denklemin neresinde durduğunu merak ediyorsanız, bunu 30 dakikada konuşabiliriz.

Yazıyı Oku→
Meta, TikTok’un Reklamını Yasakladı: Kampanyanızın Hedef Adresi Artık Bir Risk Kalemi
News19 Eki 2026

Meta, TikTok’un Reklamını Yasakladı: Kampanyanızın Hedef Adresi Artık Bir Risk Kalemi

Meta, 8 Ekim’de ABD, Kanada, Mısır, Endonezya, Japonya, Tayland ve Vietnam’da ByteDance’in reklamlarını ve ücretli pazarlama mesajlarını yasakladı. Kısıtlama, TikTok ve diğer ByteDance platformlarına yönlendiren üçüncü taraf reklamverenleri de kapsıyor. Bloomberg+1 Asıl mesele iki teknoloji devinin rekabeti değil; reklamverenin hedef adresinin de platformlar arası anlaşmazlıklardan etkilenebilmesi. Örneğin aylık 100.000 dolar reklam bütçesinin %30'unu bu tür yönlendirmelere ayıran bir marka için 30.000 dolarlık harcama planı platform kararlarına bağımlıdır. Bu, gerçekleşmiş bir kayıp değil, yönetilmesi gereken bir bağımlılıktır. Sellf'te büyümeyi platform raporlarıyla değil, markanın sahip olduğu site, CRM ve bağımsız ölçüm altyapısıyla değerlendiriyoruz. Kritik soru kanal çeşitliliği değil, bir kanal kapandığında ticari sonucu ölçmeye devam edebilmek. Kampanyalarınızın hedef adresi ve veri akışı hangi platformun iznine bağlı?

Yazıyı Oku→
2027 Bütçesinde Faiz Yatırımı Geçti: Büyümenin Önündeki Görünmeyen Yük
Haberler19 Eki 2026

2027 Bütçesinde Faiz Yatırımı Geçti: Büyümenin Önündeki Görünmeyen Yük

2027 bütçesinde faiz giderleri için 3 trilyon 975 milyar TL, yatırımlar içinse 2 trilyon 849 milyar TL öngörülüyor. Hesaplamamıza göre finansman yükü, yatırım kaynağının yaklaşık %39,5 üzerinde. Kamu ve şirket bütçeleri aynı değildir; ancak kaynak tahsisinde ortak bir soru vardır: Büyümeye mi yatırım yapıyoruz, geçmişin maliyetini mi taşıyoruz? Örneğin 10 milyon TL büyüme yatırımı planlayan bir şirketin 14 milyon TL finansman gideri varsa, yatırım getirisi kadar sermaye maliyetini de sorgulaması gerekir. Sellf'e göre büyüme, ciro artışı değil, sermayenin maliyetini aşan gerçek getiridir. 2027 bütçenizde finansman giderlerinizin büyüme yatırımlarınıza oranı kaç?

Yazıyı Oku→
Olgunlaşma, Bölüm 2: Performans Metrikleri
Başarı Orijinal Değildir19 Eki 2026

Olgunlaşma, Bölüm 2: Performans Metrikleri

Buraya kadar, gelişim ve kurulumda belirttiğimiz en önemli kavramlardan biri veriye dayalı karar alma ve ölçümlemeydi. Tepkiye göre hareket ederken bile, bir ölçümü baz alarak, kamusal okuma yaparak ilerliyoruz. Peki başarı ölçülebilir mi? Burada cevap ikiye ayrılıyor. Genel başarı, hiçbir zaman ölçülemez. Bir şeye başarılı deyip diyemeyeceğimiz ölçülebilir fakat başarının oranı, ölçülebilir bir şey değildir. Çünkü her ölçüm, subjektif olacaktır. Sektöre göre başarılı, başka bir pazarın içindeki aynı sektör oyuncularına göre ise başarısız olabiliriz. Aynı zamanda kendi geçmişimize göre çok başarısız olup, rakiplerimize göre kriz pazarında başarılı olabiliriz. Hatta ve hatta, kişiler bazında da başarı büyük ölçüde fark edecektir. Örneğin; bize göre hiç sermayesi olmadan iş kurup %50 büyüme sağlayan biri, büyük sermaye veya yatırımla %1000 büyüme sağlayan birinden daha başarılıdır. Fakat bunların hepsi, az önce de belirtildiği gibi, özneldir. Başarı, genel bir oran olarak ölçülemez. Hedef, amaç ve hayal bölümünde de bahsettiğimiz üzere, hedeflerimizi yakalıyorsak başarılı olduğumuzu anlayabiliriz. Fakat bunu ölçemeyiz. Unutmayın; kıyas huzurun katilidir. Bu yüzden iş hayatında da kişisel girişimlerde de, kendi şahsınızda da hiçbir zaman rekabet amaçlı kıyas yapmayın. Rekabet, yolunuz bunu gerektirdiğinde mübah, geri kalan zamanlarda zehirdir. Ne var ki, kendi başarımızı orantısal ve matematiksel olarak ölçebiliriz. Bu aslında tam anlamıyla başarıyı ölçmek olduğu kadar büyümeyi ölçmektir. Eğer hedeflerimizi ve amacımızı doğru bir şekilde belirleyip yolumuzu görebilecek şekilde, doğru biçimde kurulumumuzu tamamladıysak, burada ölçüm için tek bir şey kalır: performans metrikleri. Temel Performans Metrikleri, bizim hedeflerimize ulaşıp ulaşmadığımızı veya istediğimiz ölçüde başarıya ilerlediğimizi görmek için belirlediğimiz göstergelerdir. Bunların alt değişkenleri olabilir. Fakat eğer gerçekten başarımızı ve büyümemizi ölçmek istiyorsak, Temel Performans Metrikler’imizi belirlemek bir tercih değil, zorunluluktur. Bunu tam olarak örnekleyecek olursak; iki örnek çizebiliriz. Diyelim ki bir B2B girişim kurduk. Hedef olarak ilk yıl için 1 milyon dolar ciro koyduk, en az 20 accounta sahip olmayı ve tekliflerde %5 dönüşüm oranı olmasını da temel hedef olarak ayrıca belirledik. Bu durumda baz almam gereken Temel performans metriklerim dönüşüm oranı, aylık ve yıllık bazda ciro değişimi ve olumlu/olumsuz değerlendirme notları olmalı. Bu temel metriklere bağlanan alt metrikler olarak ise satış elemanı başına başarılı dönüşüm, teklif şemalarında A/B testleri vb. verileri baz alabiliriz. Düzenli intervallerde bunları ölçmek hem performansımızı ve başarıya giden yoldaki verimliliğimizi hem de gerekli müdahaleleri bize anında gösterecektir. Veya diyelim ki bir ressamım. Temel metriğim, erişim ve talep olacaktır. Kaç kişi resimlerime maruz kaldı ve kaç kişi resimleri satın almak / sergilemek istedi? Kendime yine bir hedef koyar, bunu ölçeceğim intervalleri belirlerim. Burada önemli olan, temel performans metriklerini isteğinize veya öznel görüşünüze göre değil, gerçekten işin gerektirdiğine göre belirlemektir. Bir e-ticaret firması, temel performans metriğini sosyal medya beğenisi olarak baz alamaz. Bir ressam, temel metriğini ciro olarak belirleyemez veya bir kurumsal inşaat firması temel metriğini erişim olarak ölçemez. Temel metrikler, sizin hız ve kilometre göstergelerinizdir. Her girişim, olgunlaşma aşamasında bunları belirlemek, düzenli aralıklarla ölçmek ve takip etmek zorundadır. Bu, şüphesiz ki veriye dayalı yaşamak; hedef, hayal ve amaç, verimlilik ve yapısal bütünlükle birleştiğinde, başarıyı bize getiren temel unsurlardandır. Peki, her zaman olduğu gibi, yine bu unsurda da gerçek hayat örneklerine bakalım: Facebook’un büyüme ekibi, kayıt sayısına bakmak yerine bir soru sordu: Platformda kalanlar ilk günlerinde ne yaptı? Cevap şaşırtıcı derecede sadeydi. İlk on gün içinde yedi arkadaş edinen kullanıcı kalıyor, edinemeyen çoğunlukla gidiyordu. Bu cümle ekibin ortak ölçüsü oldu. Her yeni özellik ve her deney aynı soruyla sınandı: Bu, daha fazla insanı yedi arkadaşa daha çabuk ulaştırıyor mu? Böylece tartışmalar fikirler arasındaki savaş olmaktan çıkıp ölçülebilir deneylere dönüştü. Yedi, evrensel bir sayı değildi, o ürünün pusulasıydı. Asıl başarı, pusulayı bulmuş olmalarıydı. 2002'de Oakland Athletics, beyzbol liginin en düşük üçüncü bütçesiyle oynuyordu: yaklaşık 40 milyon dolar. New York Yankees’in bütçesi bunun üç katından fazlaydı. Genel menajer Billy Beane ve ekibi, oyuncuları parlak vuruşlarına göre değil, bazlara ulaşma oranlarına göre seçti, çünkü pazar bu değeri hak ettiğinden ucuza fiyatlıyordu. Sonuç 103 galibiyet, 20 maçlık bir galibiyet serisi ve en çok kazanan takımla aynı skordu. Galibiyet başına maliyet, Yankees’in yaklaşık üçte biriydi. O yılın kadrosunda üç çok iyi atıcının da olduğunu unutmamak gerekir, hikâye tek metrikle açıklanmaz. Ama bütçesi küçük bir takımın ortalamanın çok üstüne çıkması, daha fazla para harcamaktan değil, doğru şeyi ölçüp ona göre kaynak ayırmaktan geldi. Alan Mulally 2006'da Boeing’den Ford’a geldiğinde şirket yılı yaklaşık 12,7 milyar dolar zararla kapatacaktı ve pazar payı on yıldır düşüyordu. Mulally her perşembe sabahı üst yönetimi toplayıp haftalık bir iş planı gözden geçirmesi başlattı. Her başlık yeşil, sarı ya da kırmızıyla işaretlenecekti. İlk haftalarda şirket milyarlar kaybederken bütün başlıklar yeşildi. Sonunda Kuzey Amerika’dan sorumlu Mark Fields, yeni Edge modelinin lansmanını durduran bir teknik sorunu kırmızı olarak sundu. Odaya bir gerginlik çöktü, Mulally ise alkışladı ve nasıl yardım edebileceğini sordu. Kırmızıyı görmek, çözmenin ilk şartıydı. Ford, 2011 başına gelindiğinde iflas etmeden ve devlet yardımı almadan, dünyanın en kârlı otomobil üreticisi olmuştu. 2009'da Airbnb’nin haftalık geliri yaklaşık 200 dolardı ve büyüme duruyordu. Rakamlar büyümenin durduğunu söylüyordu ama nedenini söylemiyordu. Joe Gebbia ürünü bir kullanıcı gibi gezince cevabı gördü: New York’taki ilanların fotoğrafları kötüydü. Kurucular, ölçeklenemeyen ve kolay bir çözüme gittiler. 5.000 dolarlık bir kamera kiralayıp ev ev dolaşarak fotoğrafları kendileri çektiler. Şehirdeki gelir bir ay içinde ikiye katlandı. Taban küçüktü ama ders büyük: Sorunu bir rakam gösterdi, çözüm yine rakamla doğrulandı ve aynı düzeltme Paris, Londra, Vancouver ve Miami’de de işe yaradı. Şimdi tersine bakalım: Yanlış ölçenlere, ölçüyü büken­lere ve hiç ölçmeyenlere. Wells Fargo uzun yıllar rakiplerinin gıpta ettiği bir rakamı açıkça yayımladı: müşteri başına düşen hesap ve ürün sayısı. Rakam şubelere hedef olarak indiğinde, müşterinin ihtiyacından bağımsız bir hacim satışı baskısı doğdu. Çalışanlar milyonlarca hesabı müşterilerin haberi olmadan açtı. Devlet kayıtlarına göre bankanın üst yöneticileri, hedeflerin yarattığı bu baskıyı 2002 gibi erken bir tarihten beri biliyordu. Skandal 2016'da patladı: 185 milyon dolarlık ceza ve yaklaşık 5.300 çalışanın işine son verilmesi. Hesap ancak 2020'de 3 milyar dolarlık bir uzlaşmayla kapandı. Gösterge panelindeki yeşil, müşteriye değer üretildiğini değil, yalnızca hesap açıldığını gösteriyordu. WeWork 2019'da halka arz belgelerini açtığında, kendi icat ettiği bir kârlılık ölçüsünü öne çıkardı: “community-adjusted EBITDA”. Bu ölçü, pazarlama ve genel yönetim gibi büyük gider kalemlerini dışarıda bırakıyordu. Yatırımcılar ölçünün arkasındaki gerçek rakamlara baktığında, şirketin kazandığı her dolara neredeyse aynı tutarda zarar yazdığını gördü. 47 milyar dolarlık değerleme haftalar içinde çöktü, halka arz geri çekildi, kurucu CEO görevden ayrıldı ve şirket 2023'te iflas koruması istedi. Ölçüyü kendi lehinize bükerseniz, yolunuzu gösterecek hız göstergesini sizi rahatlatan bir dekora çevirirsiniz. 1 Ağustos 2012 sabahı, Knight Capital’in sistemi piyasa açıldıktan sonraki ilk 45 dakikada, yalnızca 212 müşteri emrini karşılamak için 4 milyondan fazla emir gönderdi. Hatalı bir yazılım dağıtımıydı ama şirketi batıran hata değil, hatayı durduracak bir kontrolün yokluğuydu. SEC sonradan, şirketin toplam risk maruziyetini otomatik denetimlere bağlamadığını, kod dağıtımı ve test için yeterli prosedürü olmadığını tespit etti. Bir saatten kısa sürede yaklaşık 440 milyon dolar kayboldu. Bu tutar, şirketin o günkü piyasa değerinden fazlaydı ve Knight iflasın eşiğine geldi. Sapmayı gören bir gösterge ve onu durduran bir sınır, felaketi birkaç dakikada kesebilirdi. İkisi de yoktu. Target 2013'te Kanada’ya girdi ve iki yıldan kısa sürede 133 mağazanın tamamını kapattı. 17.600 kişi işini kaybetti, vergi öncesi zarar 5,4 milyar doları buldu. Sorunun çekirdeğinde tedarik zincirini yöneten sistemdeki ürün verisi vardı. Aktarılan bilgilere göre verinin yalnızca yüzde 30'u doğruydu ve sistem, giriş hatalarını yakalayıp uyaran bir mekanizmadan yoksundu. Ürün boyutları yanlış birimle girilmişti, raflar boşalıyor, depolar taşıyordu. Veri yanlıştı ve kimse bu yanlışın büyüklüğünü ölçmediği için, mağazalar açıldıkça sorun da çoğaldı. Sekiz hikâyede ortak olan şu: Kazananlar, işin gerçek değerini gösteren göstergeyi seçti, düzenli baktı ve kırmızıyı gördüğünde eğilip müdahale etti. Kaybedenlerde ya gösterge yanlıştı, ya bükülmüştü, ya da hiç yoktu. Şans her başarının bir parçasıdır ama ölçüm, şansın ortalamaya dönmesini beklemek yerine yolu görmemizi sağlar.

Yazıyı Oku→
Daha Fazla Talep Neden Her Zaman Büyüme Değildir
Blog12 Eki 2026

Daha Fazla Talep Neden Her Zaman Büyüme Değildir

Bir kampanya beklenenden iyi çalıştığında ilk refleks bütçeyi artırmaktır. Siparişler yükselir, müşteri edinme maliyeti düşer, ekip başarıyı büyütmek ister. Fakat reklam ekranındaki iyileşme, işletmenin aynı hızla güçlendiğini göstermez. Stok hızla erirken yeni ürünlerin ne zaman geleceği belirsizse, sipariş artışı teslimat gecikmelerini ve iptalleri de büyütebilir. Reklamın kazandırdığı müşteri, operasyonun kaybettiği müşteriye dönüşebilir. Bu kopukluk genellikle pazarlama ile operasyonun ayrı hedeflerle yönetilmesinden doğar. Pazarlama talebi artırmaya, satın alma maliyeti düşürmeye, finans nakdi korumaya çalışır. Her departman kendi göstergesinde başarılı görünürken şirketin toplam kârlılığı gerileyebilir. Satışın gerçekleşmesi, o satışın sağlıklı biçimde tamamlanacağı anlamına gelmez. Sellf olarak büyümeyi, talep üretme gücü ile o talebi karşılama hazırlığının birlikte ilerlemesi olarak görüyoruz. Talep–Tedarik Matrisi bu ilişkiyi görünür kılan iki eksenli bir karar aracıdır. Amacı kampanyanın ne kadar büyüyebileceğini, işletmenin hangi hızda büyümeyi taşıyabileceğiyle birlikte okumaktır. Çünkü reklam bütçesi stoktan, tedarikten veya nakit döngüsünden hızlı büyüdüğünde, kazanılan her yeni sipariş bir kayıp riskine dönüşebilir. Bu risk, bütçe kararının içinde değerlendirilmelidir. 1. İki eksen işletmenin dört durumunu gösterir Matrisin yatay ekseni talep gücünü, dikey ekseni tedarik hazırlığını gösterir. Talep gücünü, satın alma davranışları ve dönüşüm verileriyle; hazırlığı ise satılabilir stok, güvenilir ikmal, kullanılabilir nakit ve operasyon kapasitesiyle okuruz. “Hazır” olmak, planlanan kampanyanın tepe talebini taşıyabilmektir. Tedarik hazırlığı / Talep gücü → Düşük talep Yüksek talep Hazır Atıl Stok: Stok talebin üzerindeyse nakit bağlanır. Sağlıklı Büyüme: Talep ve karşılama kapasitesi birlikte ölçeklenebilir. Hazır değil Erken: Talep doğrulama ve hazırlık aşaması. Boş Raf: Kaçan satış, gecikme ve marka güveni kaybı riski. Atıl Stok bölgesinde depoyu doldurmak tek başına ilerleme sayılmaz; ürünün neden tercih edilmediğini anlamak gerekir. Erken bölgesinde küçük testler, büyük stok ve reklam taahhütlerinden önce gelir. Boş Raf bölgesinde öncelik ikmal ve kapasitedir. Sağlıklı Büyüme bölgesinde ise bütçe, kârlılık korunarak artırılabilir. Matris ürün ve kanal bazında da okunmalıdır. Depodaki toplam stok güçlü görünürken kampanyanın öne çıkardığı beden, renk veya ürün tükenmiş olabilir. Şirketin ortalama hazırlığı, müşterinin istediği ürünü teslim edebileceğinin kanıtı değildir. 2. Bütçeden önce dört kapıdan geçmek Bu konumu bir bütçe kararına çevirmek için dört soruyu birlikte değerlendiriyoruz: Stok derinliği kaç günlük talebi karşılıyor? Satılabilir ve başka siparişlere ayrılmamış stoğu, kampanya dönemindeki beklenen günlük talebe böleriz. Geçmişin sakin gün ortalaması, kampanyanın zirvesinde yanıltabilir. Tedarik süresi kampanya süresinden kısa mı? Bu ilk kontroldür; asıl eşik, yeni ürünün mevcut stok tükenmeden satışa hazır olmasıdır. Siparişin verilmesi ile ürünün depoya kabulü arasındaki tüm süreyi hesaba katarız. Nakit döngüsü, reklam ödemesi ile satış tahsilatı arasındaki boşluğu taşıyor mu? Stok ödemeleri, pazaryeri tahsilat takvimi ve iadeler aynı nakit planında buluşur. Kârlı görünen siparişler, tahsilat gelmeden yeni stok finansmanı gerektirebilir. Teslimat ve iade kapasitesi talebin tepe noktasına hazır mı? Paketleme, kargo, müşteri hizmetleri ve iade işleme kapasitesi birlikte değerlendirilir. NRF ve Happy Returns’ün ABD perakendesini inceleyen 2025 raporu, çevrimiçi satışların %19,3’ünün iade edileceğini tahmin ediyordu. NRF Bu dört kapının her biri ayrı bir darboğazı yakalar. Güçlü stok, yetersiz nakdi telafi etmez; hızlı tedarik, yetişmeyen teslimatı çözmez. Hazırlığı belirleyen, bu zincirin taşıyabildiği en düşük kapasitedir. 3. Q4 bütçesi hazırlık ölçüsünde açılır Adobe, ABD’de 1 Kasım–31 Aralık 2026 dönemindeki çevrimiçi satışların yıllık %6,7 artışla 275,1 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Aynı tahmine göre beş günlük Cyber Week, sezon harcamasının %17,3’ünü oluşturacak. news.adobe.com Talep tarafı güçlü görünüyor; üstelik kısa bir dönemde yoğunlaşması bekleniyor. Bizim bu veriden çıkardığımız sonuç, her markanın bütçesini aynı oranda artırması gerektiği değildir. Pazar tahmini fırsatın büyüklüğünü gösterir; işletmenin o fırsatı kârlı biçimde karşılayıp karşılayamayacağını kendi verileri belirler. Q4 kuralımız: Bütçeyi talep tahminine göre değil, stok ve tedarik kapılarını geçtiği ölçüde açmak. Nakit ve teslimat kontrolleri de bu iznin parçasıdır. Bir kapı geçilemiyorsa ilgili ürünün veya kanalın harcaması sınırlandırılır; hazırlık tamamlandıkça bütçe kademeli serbest bırakılır. Buradaki ayrışan içgörü şu: Stok tükenmesi tek başına başarı göstergesi değildir. İkmalin yetişmediği bir “sold out”, karşılanamayan talebin de işaretidir. Bu yüzden yatırım getirisini, yani ROI’yi, reklamın getirdiği ciroyla sınırlamayız; iade, iptal, ek lojistik ve finansman maliyetlerinin kâra etkisini de hesaba katarız. 4. Bazen büyüme kararı operasyona başlamamaktır İAMLOVEİN vakasında başarının stoğu tüketmesi, tedarik hazırlığının büyümenin devamı için ne kadar belirleyici olduğunu gösterdi. Fransa e-ticaret pazarı için yürüttüğümüz başka bir projede markanın kimliği, konumlandırması ve pazaryeri altyapısı tamamlanmıştı. Ancak bütçe uyumsuzluğu ve tedarik yetersizliği nedeniyle operasyona geçmedik; süreci bilinçli olarak durdurduk. Bu kararın değeri, hazır görünen bir projeyi satışa açmadan önce ekonomik ve operasyonel koşulları birlikte değerlendirmesindeydi. Marka ve kanal altyapısının tamamlanması, büyümeyi taşıyacak sistemin tamamlandığı anlamına gelmiyordu. Talep üretmek pazarlamanın işi. Karşılayamayacağı talebi üretmemek ise büyüme mühendisliğinin işi. Biz sürdürülebilirliği siparişin devamlılığında, ölçeklenebilirliği kapasitenin talebe yetişmesinde, verimliliği ise bütün sürecin sonunda kalan kârda görüyoruz. Bir sonraki kampanyanız beklediğinizden daha başarılı olursa, işletmeniz bu başarıyı kâra dönüştürmeye hazır mı?

Yazıyı Oku→
Hacim kaybının gerçek bedeli, kaybedilen satıştan büyüktür
Haberler12 Eki 2026

Hacim kaybının gerçek bedeli, kaybedilen satıştan büyüktür

Ağustosta sanayi üretimi yıllık %1,9, aylık %1 geriledi. Ancak daralma eşit dağılmıyor: sermaye mallarında yıllık düşüş %5,1, dayanıksız tüketim mallarında %4,1; yüksek teknoloji üretiminde ise %14,5 artış var. Bu tabloyu yalnızca “daha az satacağız” diye okumak, maliyet etkisini eksik bırakır. Asıl mesele şu: Üretim küçülürken sabit maliyet aynı kalırsa, kalan her birim daha pahalıya üretilir. Bir Sellf varsayımıyla somutlaştıralım: Dayanıksız tüketim malı üreten bir şirkette 100 TL’lik birim maliyetin 30 TL’si sabit olsun. Toplam sabit gider ve birim değişken maliyet değişmeden hacim %4,1 düşerse, birim sabit maliyet yaklaşık %4,3 artar. Toplam birim maliyet 101,28 TL’ye çıkar: yaklaşık %1,3 artış. Fiyat değişmezse her birimde 1,28 TL daha az kâr kalır. Bu, sektör verisi değil, örnek senaryo hesabıdır. Biz planı üç soruyla kuruyoruz: Maliyet: Hacim azalınca hangi giderler aynı kalıyor? Marj: Hangi hacimde hedef kârlılığın altına iniyoruz? Fiyat: Maliyeti fiyata yansıtmak, talebi daha da azaltırsa sonuç ne oluyor? Sellf açısından büyüme mühendisliği, hacim tahminini marjın kırılma noktasıyla birlikte değerlendirmektir. Sabit maliyetinizin hacim düşüşüne göre kırılma noktasını biliyor musunuz?

Yazıyı Oku→
Rekor satış: Talep büyüyor mu, sadece erkene mi geliyor?
News12 Eki 2026

Rekor satış: Talep büyüyor mu, sadece erkene mi geliyor?

Adobe’ye göre 6–7 Ekim’de ABD’de çevrimiçi harcama 9,86 milyar dolara ulaştı; yıllık artış %8,5 oldu. Sonuç, 9,9 milyar dolarlık tahminin biraz altında kaldı. Bu tutar yalnızca Amazon’u değil, ABD’deki çevrimiçi perakendeyi kapsıyor. Rekoru doğrudan güçlenen talep olarak okumak kolay. Ancak sonbahar etkinliği 2023’te 10–11 Ekim’deyken 2026’da 6–7 Ekim’e geldi. Aynı talebin daha erken görünmesi mümkün; bu, Adobe’nin vardığı bir sonuç değil, bizim sınanmasını önerdiğimiz hipotez. Asıl mesele şu: Kampanya, sezonun toplamına ne ekliyor? Biz bunu üç boyutta okuyoruz: Sezon: Kampanya sonrası haftalar dahil, toplam gelir kampanya yapılmasaydı beklenen seviyeyi aşıyor mu? Ek talep: Artış yeni alışverişten mi, ileride yapılacak alışverişin erkene gelmesinden mi kaynaklanıyor? Kârlılık: İndirim, reklam, komisyon ve iadeler sonrası ne kalıyor? Varsayımsal olarak, kampanyasız sezon geliri 10 milyon TL beklenen bir markada kampanya dönemindeki 850 bin TL artış, sonraki haftalarda 600 bin TL eksilmeyle karşılanırsa net ek gelir 250 bin TL olur. %20 katkı marjıyla bu, ek reklam giderinden önce 50 bin TL demektir. Sellf’te büyüme mühendisliği, kampanya cirosunu sezonun toplam kârlılığı ve yatırım getirisiyle birlikte değerlendirmektir. Kampanya takviminize siz mi karar veriyorsunuz, platform mu?

Yazıyı Oku→
Olgunlaşma, Bölüm 1: Etkiden önce Tepki
Başarı Orijinal Değildir12 Eki 2026

Olgunlaşma, Bölüm 1: Etkiden önce Tepki

Olgunlaşma aşamasında; yani esasen büyümede, en önemli unsur öncelik sıralamasıdır. Pek çok girişim, önce etki edip sonra tepki görmeyi umar. Oysa doğru olan, her zaman tepkiyi etkiden önce baz almaktır. Bu, esasen nabız ölçmektir. Etkiden önce tepki dememizin sebebi, hatayı en aza indirmektir. Bir reklama tüm pazarlama bütçenizi adamadan önce onu kitlelerde test etmek, bir ürün çıkaracağınızda önce onu örneklem kümelerine gösterip geri bildirim almak ya da bir şarkıyı yeni hit single olarak yayınlamaya çalışmadan önce kitlenizi izlemek, uzun vadede verimliliğinizi de başarı ölçeklenmenizi de arttıracaktır. Başarı, size olduğu kadar hedef kitlenizden gelecek tepkiye de hayati ölçüde bağlıdır. Bunun farkına varmak sizin özgünlüğünüzü veya gücünüzü elinizden almaz, daha gerçekçi bir bakış açısıyla, başarıya daha hızlı ulaşmanızı sağlar. Bunun elbette istisnaları vardır. Steve Jobs, Kevin O’Leary’ye ‘ne öğrencilerin, ne öğretmenlerin ne de halkın ne istediğinin umurunda olmadığını, önemli olanın onun ne istediği olduğunu’ söylediğinde tepkiyi değil etkiyi önceliklendiriyordu. Fakat bu noktada ürünü devrimsel ve trenddi. İlk ürünleri Apple 1’i tanıtırken ise o da tepkiyi önceliklendiriyordu. Önce Homebrew Computer Club’da tanıttılar, düşük fiyat tuttular, piyasanın nabzını ölçtüler. Bu hemen her örnek için böyledir. Etki, ancak tepkinin ivmesine sahip olduğunuzda önceliklendirilebilir. Peki, bunun gerçek hayatta örnekleri nelerdir? Tekstille başlayalım. Inditex’in amiral markası Zara, koleksiyonu sezon başında tek hamlede üretmez. Her modelden küçük partiler üretir, mağazalara gönderir ve rafın ne söylediğine bakar. Satış verisi ve müşteri geri bildirimi, hangi kesimin tekrar üretileceğini, hangisinin sessizce geri çekileceğini belirler. Rakipler tahminle üretirken Zara tepkiyle üretir. Büyük hacim, yani etki, ancak raf konuştuktan sonra gelir. Teknolojide en temiz örnek Dropbox’tır. 2007'de Drew Houston’ın elinde çalışan bir ürün yoktu, çünkü dosya senkronizasyonu altyapısı aylar sürecek bir işti. Houston bunun yerine ürünün nasıl çalışacağını gösteren üç dakikalık bir demo videosu çekip Digg’de paylaştı. Bekleme listesi bir gecede 5.000 kişiden 75.000'e çıktı. Tek bir satır üretim kodu bitmeden, talebin nabzını tutmuştu. Sanatta da aynı mantık işler. Ed Sheeran, bir plak şirketiyle anlaşmadan önce yıllarca küçük sahnelerde çaldı, kendi EP’lerini kendi eliyle sattı. Hangi şarkıda salonun sustuğunu, hangisinde eşlik ettiğini her gece canlı okudu. Büyük bir yapım şirketinin kapısını çaldığında elinde bir tahmin değil, defalarca sınanmış bir repertuvar vardı. Güzellik sektöründe ise Emily Weiss’in hikâyesi var. Weiss, Glossier’ı kurmadan önce 2010'da Into the Gloss adlı bir blog açtı. Ortada satılacak bir ürün yoktu, ama her gün okurların yorumlarında neyin eksik olduğu, hangi cildin neye ihtiyaç duyduğu birikiyordu. 2014'te markayı dört ürünle çıkardığında bu ürünler bir toplantı odasının değil, yıllarca dinlenmiş bir kitlenin cevabıydı. Önce kitleyi kurdu, sonra o kitlenin ne istediğini üretti. Madalyonun diğer yüzü ise çok daha pahalıdır. Amazon, 2014'te Fire Phone’u büyük bir lansmanla çıkardı. 3D görünüm efektleri ve ürünleri kamerayla tanıyan özellikler, dünyayı değiştirecek bir etki yaratmak için tasarlanmıştı. Ama müşterinin bunu gerçekten isteyip istemediği, lansmandan önce sınanmamıştı. Ürün yaklaşık bir yıl sonra raflardan çekildi ve Amazon yaklaşık 170 milyon dolarlık bir değer düşüklüğü yazdı. Gap, Ekim 2010'da onlarca yıldır tanınan mavi kare logosunu bir günde sade bir yazı logosuyla değiştirdi. Müşterilerine sormadı, bir kitle üzerinde denemedi. Sosyal medyadaki tepki o kadar sert oldu ki marka kısa süre içinde eski logoya döndü. Bu hatanın bedeli para değil, güvendi. Marka, kitlesinin kendisine ne kadar bağlı olduğunu kendi kimliğini bozarak öğrendi. 2014'te U2 ve Apple, yeni albüm Songs of Innocence’ı yaklaşık 500 milyon iTunes hesabına otomatik olarak ekledi. Etki muazzamdı, ama kimse dinleyiciye sormamıştı. Çok sayıda kullanıcı bunu hediye değil, müdahale olarak gördü. Apple günler içinde albümü silmek için ayrı bir araç yayınlamak zorunda kaldı, Bono sonradan özür diledi. Ed Sheeran kitlesinin sesini sahnede tek tek dinleyerek büyümüştü. U2 ise kitlesine bir şeyi izinsiz vererek öğrendi. Perakendede en acı örnek Target Canada’dır. Target, 2013'te Kanada’ya girdi ve çok kısa sürede 130'u aşkın mağaza açtı. Pazarın nabzı tutulmadan, tedarik zinciri hazır olmadan, etkiyi hemen büyük yapmak istedi. Müşteri boş raflarla ve ABD’ye göre pahalı fiyatlarla karşılaştı. Verilen tepki sessizlikti: insanlar gelmedi. Target, 2015'in başında Kanada’dan tamamen çekildi. Zara’nın küçük partilerle öğrendiği dersi, Target büyük bir açılışın faturasıyla öğrendi. Sekiz hikâyede de ortak olan şey aynı: tepkiyi bekleyen yavaşlamaz, aksine hızlanır. Çünkü ivme, ancak yönünü bilen birinin elinde hız kazanır. Etki, tepkinin ardından geldiğinde bir ivmedir, önünde geldiğinde ise bir bahistir.

Yazıyı Oku→
Ortalama Müşteri Yoktur: Bütçenizi Ortalamaya Göre Yönetmenin Gerçek Bedeli
Blog05 Eki 2026

Ortalama Müşteri Yoktur: Bütçenizi Ortalamaya Göre Yönetmenin Gerçek Bedeli

ABD ekonomisi eylülde yalnızca 29 bin yeni istihdam yarattı. İşsizlik %4,2’ye çıktı; ortalama saatlik ücretler aylık yalnızca %0,1 arttı. Türkiye’de ise yıllık enflasyon %29,73’e gerilerken, işlenmemiş gıda, enerji, alkol, tütün ve altını dışarıda bırakan B göstergesi aylık %2,01 yükseldi. Bu rakamların hiçbiri tek başına yanlış değil. Ama hepsi ortalama. Ve ortalama, ekonomiyi anlamaya çalışırken ne kadar yanıltıcı olabiliyorsa bir şirketin müşterilerini anlamaya çalışırken de aynı sorunu yaratıyor. “Ortalama sepetimiz yükseldi”, “müşteri başına gelirimiz arttı” veya “kampanyanın ortalama geri dönüşü iyi” dediğimiz anda birbirinden tamamen farklı müşteri davranışlarını aynı sayı içerisinde eritiyoruz. Oysa büyümenin asıl sorusu ortalama müşterinin ne yaptığı değil. Hangi müşteri grubunun bir sonraki yatırım lirasını kâra çevirebildiği. 1. Yüksek gelirli müşteri, yüksek değerli müşteri değildir Şirketler müşteri segmentlerini çoğunlukla geçmiş davranışlarına göre sıralıyor: en çok harcayanlar, en sık alışveriş yapanlar, yüksek sepetliler, yeni müşteriler, eski müşteriler. Bunların hepsi faydalı bilgiler. Ancak bütçe dağıtmak için yeterli değiller. Çünkü bir segmentin bugün yüksek gelir yaratması, o segmente yarın ek olarak harcanacak 1 TL’nin yüksek getiri yaratacağı anlamına gelmiyor. Burada iki kavramı ayırıyoruz: Mevcut değer: Segment bugün ne kadar gelir ve kâr üretiyor? Marjinal değer: Bu segmente harcanan bir sonraki reklam, promosyon veya indirim lirası ne kadar ek kâr yaratıyor? Bu ayrım kritik. Zaten markaya sadık, düzenli alışveriş yapan ve düşük fiyat hassasiyetine sahip bir müşteri grubu son derece kârlı olabilir. Ancak bu müşterilere daha fazla indirim göstermek veya daha fazla remarketing bütçesi harcamak yeni değer üretmeyebilir. Başka bir ifadeyle: En iyi müşteriniz, bütçenizin gideceği en iyi müşteri olmak zorunda değildir. Pazarlama ve fiyatlama çalışmalarında fiyat hassasiyetinin ve promosyon etkisinin segment bazında incelenmesi tam da bu nedenle önem taşıyor; aynı promosyon farklı müşteri veya ürün gruplarında çok farklı ekonomik sonuçlar üretebiliyor. 2. Segment Marjinal Değer Haritası Biz bu problemi iki eksende okumayı daha anlamlı buluyoruz. Yatay eksen: Segmentin fiyat ve ekonomik şoklara dayanıklılığı. Kırılgandan dayanıklıya. Dikey eksen: Segmentin marjinal değeri. Ek harcanan her 1 TL’nin yarattığı ek kâr, düşükten yükseğe. Bu iki eksen dört farklı müşteri grubunu ortaya çıkarıyor. Taşıyıcılar Dayanıklı + yüksek marjinal değer Büyümenin üzerine kurulabileceği segment burasıdır. Ek bütçe yeni talep yaratıyor, müşteri fiyat değişimlerinde kolayca kaybolmuyor ve büyüme kârlılıkla birlikte geliyor. Bu segment yalnızca bugün değerli değildir; ölçeklenebilir değere sahiptir. Zaten Bizimkiler Dayanıklı + düşük marjinal değer Bunlar çoğu zaman şirketin en sevdiği müşterilerdir. Sadıktırlar. Satın alırlar. Fiyat hareketlerinde kolayca kaybolmazlar. Ama sorun da burada başlar. Çünkü zaten satın alacak müşteriye tekrar tekrar indirim vermek veya medya bütçesi harcamak, var olan talebi finanse etmek anlamına gelebilir. Korunmaları gerekir. Fakat her zaman daha fazla bütçe almaları gerekmez. Kırılgan Hacim Kırılgan + yüksek marjinal değer Bu segment performans raporlarını güzelleştirebilir. Promosyon geldiğinde satın alır. Reklam artırıldığında hacim üretir. Kampanya dönemlerinde ciddi büyüme gösterebilir. Ancak fiyat arttığında, promosyon kaldırıldığında veya tüketici gelirleri baskılandığında ilk kaybolan müşteri de çoğu zaman budur. Problem bu segmentin varlığı değil. Şirketin büyümesinin ne kadarının bu segmente bağımlı olduğu. Pahalı Hacim Kırılgan + düşük marjinal değer En tehlikeli alan burasıdır. Müşteri indirim ister, edinme maliyeti yüksektir, fiyat hassasiyeti yüksektir ve elde edilen ek hacim yeterli kâr yaratmaz. Ciro vardır. Büyüme görüntüsü vardır. Ekonomik değer yoktur. Bu hacmi büyütmek çoğu zaman şirketi büyütmez; şirketin kaynak tüketimini büyütür. 3. Ortalama, iki farklı gerçeği tek rakamda saklar Bir örnek senaryo düşünelim. Bir e-ticaret şirketinin iki müşteri segmenti olsun. İlk grup markayı düzenli olarak tercih ediyor ve indirimsiz alışveriş yapıyor. İkinci grup ise kampanya dönemlerinde hızla büyüyor ancak indirimsiz dönemde büyük ölçüde kayboluyor. Şirket toplam satışlarına baktığında kampanya başarılı görünebilir. Ortalama sipariş sayısı yükselmiştir. Toplam ciro artmıştır. Hatta bazı geleneksel pazarlama metrikleri iyileşmiş olabilir. Fakat ikinci segmentin indirim maliyetini, medya harcamasını, iadelerini ve daha düşük brüt marjını ayırdığımızda ekonomik sonuç tamamen değişebilir. Bu yüzden ortalama ROAS, ortalama sepet veya toplam ciro bize büyümenin kalitesini anlatmaz. Büyümenin hangi segmentten geldiğini bilmeden büyümenin sürdürülebilir olup olmadığını da bilemeyiz. Daha önce “Ciro Büyüme Değildir” derken baktığımız makasın müşteri tarafındaki karşılığı tam olarak budur. 4. Önümüzdeki 30 gün için dört soru Bir şirketin yüzlerce mikro segment yaratmasına gerek yok. Başlangıç için mevcut müşteri tabanındaki anlamlı gruplara dört soru sormak yeterli: Toplam gelirimizin ne kadarı bu segmentten geliyor? Bu segmentin gerçek katkı marjı ne? Fiyat ve indirime karşı ne kadar hassas? Ücret, enflasyon veya fiyat şoku geldiğinde davranışı nasıl değişiyor? Ardından asıl bütçe sorusu geliyor: Bir sonraki 1 TL bugün hangi segmente gidiyor ve yarın hangi segmente gitmeli? Sellf’te büyüme mühendisliğine bu nedenle yalnızca talep yaratma problemi olarak bakmıyoruz. Verimlilik, sermayenin en yüksek marjinal değeri üreten alana gitmesini gerektirir. Sürdürülebilirlik, şirketin kırılgan müşteri segmentlerine ne kadar bağımlı olduğunu bilmeyi gerektirir. Ölçeklenebilirlik ise büyümeyi yalnızca satın alınabilen hacim üzerine değil, ekonomik şoklara dayanabilen müşteri tabanı üzerine kurmayı gerektirir. Çünkü şirketler ortalama müşterilerden oluşmaz. Ve ortalamaya göre dağıtılan bütçe, çoğu zaman en değerli büyüme fırsatını görünmez hale getirir. Sizin büyümeniz hangi segment tarafından taşınıyor — hangisi yalnızca rakamı büyütüyor? Büyüme modelinizin nerede durduğunu merak ediyorsanız, bunu 30 dakikada konuşabiliriz.

Yazıyı Oku→
Tüm Yazılar→

The Sellf Mentality

“Sellf'te gerçek büyümeyiüç temel üzerine inşa ediyoruz:Sürdürülebilirlik,Ölçeklenebilirlik ve Verimlilik.”

Saf karlılığa odaklanmak için ajans ekosisteminin içi boş verilerini ve harcama bağımlılığını bir kenara bırakıyoruz. Bunu sağlayan strateji ve pazarlama bir gider değil; en güçlü yatırımınızdır.

Yiğit Konuk
Kurucu & CEO @ Sellf
01
Sürdürülebilirlik
Daha güçlü bir yarın için.
02
Ölçeklenebilirlik
Daha büyük bir yarın için.
03
Verimlilik
Daha akıllı bir yarın için.
Yiğit Konuk - Sellf Mentality

BRAND AUDIT

Markanızın
Büyüme Potansiyelini
Birlikte Keşfedelim.

15 dakikalık ücretsiz bir tanışma görüşmesinde markanızı, mevcut stratejinizi ve büyüme fırsatlarınızı birlikte değerlendirelim.

Mevcut Durum Analizi

Büyüme Fırsatları

Stratejik Öneriler

Sonraki Adımlar

15 Dakika · Ücretsiz Görüşme

DAHA BÜYÜK MARKALAR DAHA İYİ BİR YARIN

+200

“Doğru sorular, daha büyük fırsatların kapısını açar.”

SELLF MEDIA

BÜYÜME MÜHENDİSLİK İŞİDİR.