Faiz indirimi, şirketin nakit akışında henüz hiçbir şey değişmeden büyüme bütçesini daha karşılanabilir gösterebilir. Finansmanın ucuzlayacağı beklentisi; daha fazla stok tutmayı, müşteriye daha uzun vade tanımayı veya müşteri kazanımına daha yüksek bütçe ayırmayı kolaylaştırır. Ancak beklentiyle alınan harcama kararı hemen nakit çıkışı yaratırken, beklenen finansman avantajının ne zaman gerçekleşeceği belirsiz kalabilir.
TCMB, 22 Ekim’de politika faizini 100 baz puan indirerek %37’den %36’ya çekti. Buna karşılık 30 Ekim’de yayımlanan PPK özeti, sıkı para politikası duruşunun sürdüğünü ve enflasyon görünümünde belirgin, kalıcı bir bozulma yaşanırsa yeniden sıkılaşmaya gidileceğini vurguluyor. Dolayısıyla karar, gevşemenin kesintisiz devam edeceği varsayımını desteklemiyor.
Sellf yorumu: Asıl mesele, politika kararının şirketin kullanabildiği finansmana hangi koşullarla yansıdığı. Politika faizindeki 100 baz puanlık indirim, şirketin kredi maliyetinde aynı düşüşün gerçekleştiği anlamına gelmez. Kullanılabilir finansmanın koşulları değişene kadar, büyüme planının hesabında mevcut maliyet geçerlidir.
Biz bu değerlendirmeyi birbirine bağlı üç soruyla yapıyoruz:
- Finansmanın gerçek maliyeti ne? Hesaba bugün erişilebilen kredi koşulları, ücretler ve komisyonlar girer. Beklenen ucuzlama, şirketin gerçekten kullanabileceği bir teklife yansıdığında bütçenin girdisi olur.
- Büyüme, nakdi ne kadar süre bağlıyor? Stok alımı, reklam ödemesi, satış ve tahsilat aynı anda gerçekleşmez. Satış artarken tahsilat süresi uzuyorsa şirket, büyümeyi finanse etmek için daha fazla nakde ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle ciro hedefiyle birlikte, paranın ne zaman geri döneceğini de hesaplarız.
- Plan mevcut maliyetle kârlı kalıyor mu? İlave satışın getirisini, o satışı ve tahsilata kadar geçen süreyi finanse etmenin maliyetiyle birlikte değerlendiririz. Planın çalışması kredinin ileride ucuzlamasına bağlıysa, bu bağımlılık kararın içinde açıkça görünmelidir.
Sellf’in büyüme mühendisliği yaklaşımında harcama, nakit döngüsü ve kârlılık aynı hesabın parçalarıdır. Finansman koşullarındaki iyileşmeyi, mevcut maliyetle ayakta duran bir planın getirisini artıran gelişme olarak ele alırız. Böylece büyüme kararı, henüz gerçekleşmemiş bir indirimin üzerine kurulmaz.
Şirketinizin büyüme planı, kredi maliyeti bugünkü seviyesinde kalırsa da beklediğiniz getiriyi sağlıyor mu?

