E-ihracat çoğu zaman ürünü bir pazaryerinde listelemek ve sipariş geldikçe Türkiye’den göndermek olarak okunuyor. IGEXX 2026’nın ortaya koyduğu tablo ise rekabetin artık sınırı geçmekle değil, hedef ülkede çalışabilen bir sistem kurmakla kazanıldığını gösteriyor.
Zirvede 30 ülkeden 1.050 şirket, 65 küresel pazaryeri ve e-ticaret paydaşıyla buluştu. 2.500’ü aşkın görüşmede önümüzdeki beş yıl için 1,4 milyar dolarlık ticaret potansiyeli oluştu. Ancak potansiyel, ciro değildir. Türkiye’nin 2026 için açıkladığı 6 milyar dolarlık e-ihracat hedefi de ayrı bir resmi beklentidir.
Asıl mesele şu: Yerel depo yalnızca teslimatı hızlandırmaz; stok bulunurluğunu, iade maliyetini ve müşteri deneyimini aynı anda yeniden tasarlar. Yıllık 1 milyon dolar sınır ötesi satış yapan bir şirket için bu sistemdeki her 1 puanlık maliyet veya marj değişimi, yılda 10 bin dolar doğrudan sonuç demektir.
Sellf’in 13 ülkedeki deneyiminde de büyüme, kanal açmakla değil; stok, hizmet ve birim ekonomiyi yerelde birlikte çalıştırmakla başlıyor.
Hedef ülkedeki müşteriniz sizi bir pazaryeri listesinde mi buluyor, yoksa siparişini yarın kapısında mı görüyor?

