IMF, küresel büyümedeki düşüşe rağmen yapay zeka yatırımlarının küresel ekonomiyi jeopolitik şoklara karşı ayakta tuttuğunu raporlarken; BIS, bu yatırımcı coşkusunun gerçek iş temellerinden hızla koptuğu konusunda uyarıyor.
Piyasadaki yaygın okuma, yapay zekanın evrensel bir güvenli liman olduğunu varsayıyor. Sellf olarak asıl meseleyi şu şekilde görüyoruz: Makro düzeydeki dayanıklılık, mikro düzeyde kârlılığı garanti etmez. Kolektif bir teknoloji patlaması, şirketinize özel yapay zeka entegrasyonunun gerçek getiri ürettiği anlamına gelmiyor. Şirketlerin büyük çoğunluğunun deployment aşamasında hapsolduğunu ve kârlı bir execution sürecine geçemediğini görüyoruz. Yapay zekayı bir mühendislik disipliniyle büyüme motoruna dönüştürmek yerine genel bir kurtarıcı olarak görmek, bilançoda karşılığı olmayan kalemler yaratır — tıpkı saf ROI yerine içi boş impression'lara yatırım yapmak gibi. Yıllık 10 milyon dolar ciroya sahip bir şirket için, katı bir execution çerçevesi olmadan yapay zekaya yalnızca %5 bütçe ayırmak, inovasyon kılığına girmiş yıllık 500.000 dolarlık gizli bir kanama demektir.
Sizin yapay zeka harcamalarınız ölçülebilir net kâr (saf kârlılık) artışı sağlamak üzere mi tasarlandı, yoksa deployment aşamasında kalarak bilançonuzu sessizce şişiriyor mu?
