Ne oldu? Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026–2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nı duyurdu: 81 ilde kurulacak atölyelerle 2 yılda 5 milyon vatandaşa eğitim verilmesi, 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor. Plandan beklenen toplam katma değerin 1 trilyon lirayı aşması öngörülüyor.
Sellf yorumu: Asıl mesele şu: ölçek, kendisi bir strateji değildir. 5 milyon kişiyi 730 güne böldüğünüzde günde ~6.849 kişilik bir eğitim hacmi çıkıyor. Bu hacimde kim öğretiyor, ne öğretiyor, nasıl ölçülüyor soruları yanıtsız kalırsa program bir bütçe kalemi olur — yetkinlik değil. Yıllık 50M TL cirosu olan bir firma bu süreçten "araç kullanmayı bilen" 5 çalışan kazanırsa verim ihmal edilebilir düzeyde kalır; aynı 5 kişi modelin işleyişini ve otomasyon mantığını anlayarak döndüğünde ise yıllık 3–5M TL tasarruf kapısı aralanır. Fark tamamen müfredatta ve öğreticinin yetkinliğinde.
Yetkinlik için asıl soru: Çalışanlarınız yapay zekayı kullananlar mı, yoksa nasıl çalıştığını anlayıp yönlendirenler mi — bu farkı sistematik ölçüyor musunuz?
Araştırma notları:
Haberin ham gerçeği şu: Plan "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" olmak üzere 4 eksen ve her eksende 4 eylem üzerine inşa edildi. Sektörün büyük çoğunluğu bunu "devlet YZ'yi ciddiye aldı, 10 milyar dolarlık yatırım geliyor" çerçevesinde okuyor ve alkışlıyor. Sellf'in büyüme mühendisliği perspektifinden asıl soru şu: "Yapay zeka ile iş birliği kurabilen, sosyal becerileri gelişmiş bireyler ön plana çıkmakta" diyen OECD çerçevesi doğruysa, müfredatın yalnızca "okuryazarlık" değil mekanizma anlayışına odaklanması şart. 5 milyon kişilik bir atölye programında bunu kim, hangi standartla öğretecek — plan bu soruyu henüz yanıtlamıyor.
