Giriş
Toplumsal ve tarihsel olarak işe yarar her insan, bir konuda takıntılıdır. Bu, böyle de olmak zorundadır. Takıntı, insanı aşağıya çeken ve vakit kaybettiren, yorucu zihinsel engellere yönelik olmayıp amaçlara ve hayallere yönelik olduğunda, ortaya gerçekten muazzam bir şey çıkar. Genelde ortaya çıkan bu şey, başarıdır.
Bu, bizce başarının en önemli ayrımı. Elbette, başarı pek çok faktöre bağlıdır. Fakat bir arabanın içinde çalışan farklı parçalar olduğu gibi, başarının da faktörleri arasında en önemli olarak sayılabilecek 3 şey vardır: kişi öznesi, takıntı ve sistem. Bu seri, genel hatlarıyla bunları açıklamak, örneklendirmek ve detaylandırmak için yazılmıştır. Çünkü bir şeyi yapabilmek için muhakkak onu anlamak gerekir, algılamak değil.
Biz, başarıyı algılayıp sağlayabilmek için kurduğumuz bu yolculuğa ve adımlara ‘Step by Step’ metodolojisi diyoruz. Onlarca kurucuya, girişimciye ve pek çok ayaklanma aşamasındaki şirkete yol gösteren adımlarımız bunlardır.
Okuduğunuz bu seri, 6 ana bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler, aynı zamanda başarıya giden yolculuğun adımları olarak gördüğümüz adımlardır. Kişilerin ve kurumların yaşadıkları, detayları ve olayları değişse de anlamının değişmediğini gözlemlediğimiz adımlardır bunlar. Her adım bir özetleyici söz ve bir temel kavram taşır. Girizgahını yapacak olursak;
- Gelişim: Bu aşama, fikrin veya kurucunun olgunlaştığı adımdır. Kabiliyetlerin ve güçlü yönlerin farkına varılması gereken, buna göre ürünün ve yolun belirleneceği aşamadır. Japon felsefesinde bu adımı doğrudan karşılayan felsefe; ‘İkigai’ dir. Dört adet soruya cevap verir:
- Firma olarak ya da kurucu olarak sen neyi seviyorsun? Neye tutkulusun?
- Kabiliyetin nedir? Hangi konuda iyisin, avantajlısın, üstünsün?
- Hedef kitlenin veya etki alanının -ki etki alanı kavramı da bu kitabın önemli bir kısmını oluşturur- ihtiyacı ve problemi nedir?
- Nasıl bunu sürdürülebilir bir gelir modeline çevirebilirsin?
- Kurulum: bu aşama, kendini bilen kurucu veya firmanın yapıyı kuracağı aşamadır. Temeller, burada atılır. İşte bu aşama, Sellf’in BHS (Brand Health Score) metodolojisiyle doğrudan uyumludur. Burada kişiler veya firmalar dört temel soruya yanıt verirler:
- Bu fikrin, projenin veya markanın gelişim aşamaları ne olmalıdır?
- Bu aşamalarla uyumlu bir şekilde, gerekli ekip ya da paydaşların yapısı ne olmalıdır?
- Gelir modeli / sürdürülebilirlik modeli nedir? (Sellf mentalitesinde gelir ve kazanç, sürdürülebilirlikle doğrudan eş anlamlıdır.)
- Benim bunun içinde yerim nedir ve benim yokluğumda işleyen bir sistem nasıl kurabilirim?
- Olgunlaşma: Bu aşamada, kişiler veya kurumlar ilk sonuçları görmeye başlarlar. Hatalar ve yanlışlar not edilir, sistem geliştirilir. Hata payının minimuma indirildiği, reaksiyona göre aksiyon alınan nokta burasıdır. Bu aşamanın temel mottosu; Reaction before Action’dur. Marka veya kişi, şu sorulara cevap vermelidir;
- Benim bir değerlendirmeyi veya sorunu meşru kabul etmem için gerekli geri bildirim sayısı veya hacmi nedir?
- Bu geri bildirimler ışığında, Gelişim ve Kurulum aşamalarında belirlediğimiz modelin memnuniyet ve tepki katsayısını arttırmak için yapılması gereken iyileştirmeler nelerdir?
- Güncel ihtiyaçlara cevap veren yeni ürün/hizmetler eklemem gerekir mi?
- Rakiplerimiz kimler ve eksik kaldığımız noktalar nelerdir?
- Acı Eşiği: Burası, kişileri ve markaları olgunlaştırıp yetkinleştiren aşamadır. Ve maalesef, bu aşama kaçınılmazdır. Bu, herkesin ‘benim hizmetim hiçbir işe yaramıyor’ veya ‘ben bu işi beceremiyorum’ dediği evredir. İyi haber; ilk üç adım ne kadar düzgün atıldıysa bu süreç o kadar kısa sürer. Burası bir iyileştirme süreci değildir. Düşünme, dayanma ve algılama sürecidir. Sürdürülebilirliğin ve başarının tescili, bu aşamadaki acıya dayanabilmektir.
- Genişleme: bu aşama, kişilerin ve markaların büyüdükleri aşamadır. Yalnızca birkaç müşteri, birkaç okuyucu veya bir kitle topladıkları değil; gerçekten büyüdükleri aşamadır. 4. Ve 5. Aşamalar arasında bir ‘Eşik’ vardır. Buna da biz kendi aramızda ‘Şafak Eşiği’ deriz. Bu eşiği çoğu zaman geri dönüp bakmayınca fark etmeyiz. Ama o bir müşteri, bir okuyucu yorumu, bir davet, bir mail, bu eşiktir. Bu aşamada bunun sürdürülebilmesi için kişiler üç soruya cevap verebilmelidir;
- Bu sonucu bana getiren en önemli üç faktör nedir?
- Bunu başka ürün, proje veya fikirlere nasıl uygularım ve sistematik hale getiririm?
- Bu ivmeyi nasıl koruyabilirim?
- Yıllanma: ilk beş adım doğru atıldığında, bu aşama huzurun aşamasıdır. Fakat burada önemli olan tek bir şey vardır: rehavete kapılmamak. İnsan dinlenebilir fakat ölmeden önce vazgeçemez. Pek çok kurucunun, firmanın başarı katsayısını katlamak veya daha büyük başarılara atılmak varken yerinde saymasının sebebi tek bir kavramdır: ‘Başarı Rehaveti’. Buna kapılmadan bir sonraki adıma, yani başarının ardına geçenler sadece başarılı değil; gerçekten ‘Büyük’ insanlar ve markalardır.
- (Bonus) Tekrar: Tekrar, hayattır. Başarıyı yaşatmak ve büyütmek için gereken şey tekrardır. Adımların sonucunda, gerçek tecrübe kazanılır. Bunu cephanesine koyarak tekrarlayanlar, başarıyı yalnızca kazanmaz, onu büyütür ve yaşatırlar.
Elbette, bunlar yalnızca bir iş kurmakla veya markayla alakası olan kavramlar değiller. Bir yazar için, bir oyuncu için, bir şirket ya da bir marka için de geçerli olan sorular ve adımlardır. Kelimeler değişir, gerekli sonuç ve metrikler değişir ama bu adımlar başarıya giden her yola uygulanabilir. Çünkü bu adımlar başarı yolunu size göstermez. O yol ne kadar engebeli olursa olsun önünüzü görmeyi ve nasıl adım atmanız gerektiğini anlatır.
Başlayalım mı?
Yiğit Konuk



