1.Bölüm: İkigai
Her ne iş yaparsanız yapın, nasıl bir firma olursanız olun, başarı unsuru iki şeye bağlıdır; Kişi ve Sistem. Kişi performans için, sistem sürdürülebilirlik için önemlidir. Bu kitabın ilk kısmı; yani gelişim kısmı, esasen karakter gelişimidir. Hem tüzel, hem de gerçek kişilerin… Burada temel ölçümümüz ve bakış açımız, giriş kısmında da belirttiğimiz üzere İkigai felsefesidir. Yani bu noktada markalar da kişiler de şunla cevap vermelidir:
Ben kimim? Ben hangi konuda en iyiyim? Hangi konuda en çok keyif alıyorum veya ilerlemek istiyorum? Benim karşılayabileceğim hangi ihtiyaçlar toplumda mevcut? Bu demektir ki İkigai; esasen istek, beceri, nitelik ve ihtiyacın kesiştiği mükemmel noktayı işaret eder.
Burada yapılan iki temel yanlış şudur; genellikle kişiler ve firmalar ya ihtiyacı hiç gözetmeden ürüne güvenerek ya da istekleri doğrultusunda ilerlerler. Bir yerde ciro potansiyeli görüp giren firmalar, çok kazanan bir arkadaşını gördüğü için bir sektöre adım atan girişimciler ya da keyif aldığı alan bu olduğu için kimsenin oynamayacağı, emek sömürücü bir oyun projesine giren yazılımcılar… Burada başarı unsuru örnekleri görmek, bu bakış açısının yanlış olduğunu değiştirmez.
Zira insan doğası güzeli anlatmak ve kötüyü unutmak, unutturmak üzerine kuruludur. Her başarılı girişime, her büyük büyüme örneğine kıyasla yüzlerce katı başarısızlık örneği vardır.
Bu, elbette ki eylemsiz kalın ve risk almaktan kaçının demek değildir. Sadece hem kendinizi hem de kapınızın dışını doğru okumakla ilgilidir. Buna, bazı temel örnekler vererek ilerleyelim:
1.Paul Davison & Rohan Seth — Clubhouse (Kriz Dönemi Yanılsaması)
2021'in başında Clubhouse, davetiye usulüyle çalışan ve herkesin girmek için can attığı bir dijital elitler kulübüydü. Girişimciler, insanların "sadece sesle iletişim kurma" ihtiyacının kalıcı bir davranış değişikliği olduğunu sandılar.
- Büyük Hata: Girişimciler, platformun patlamasını tetikleyen ana unsurun pandemi izolasyonu ve can sıkıntısı olduğunu doğru okuyamadı. Hayat normale döndükçe insanların saatlerce odalarda boş muhabbet dinleyecek vakti kalmadı.
- Rakipleri Hafife Almak: Clubhouse daha ne olduğunu anlamadan, elinde halihazırda devasa bir kullanıcı kitlesi olan Twitter (Spaces), Spotify (Greenroom) ve Discord kendi sesli odalarını entegre etti. Clubhouse, rakiplerinin dağıtım (distribution) gücünü hesaba katmadı ve bağımsız bir uygulama olarak eriyip gitti.
AI Wrapper / Mikro-SaaS Çılgınlığı ve Toplu Çöküşler (2023 - 2025)
ChatGPT'nin patlamasıyla birlikte Twitter (X) ve Indie Hackers gibi platformlarda, basit bir yapay zeka API'sini süsleyip (AI Wrapper) ayda 30-50 bin dolar ciro yaptığını söyleyen yüzlerce girişimci türedi. Binlerce yazılımcı ve girişimci, "Çok kazanan o arkadaşları/fenomenleri" gördüğü için hemen ertesi gün benzer ürünler kopyalayıp pazara daldı. "Ben kimim, benim bu pazarda sürdürülebilir nasıl bir sistemim var?" diye sormadılar.
- Sonuç: Sadece ciro potansiyeline odaklandıkları ve pazarın derin bir ihtiyacını çözmedikleri için, OpenAI her yeni güncelleme paylaştığında (örneğin ücretsiz versiyona PDF okuma, görsel analiz eklediğinde) bu taklit girişimlerin %95'i bir gecede yok oldu.
Kurumsal NFT ve "Metaverse Arsa" Çılgınlığı (2021 - 2023)
Büyük firmaların ve bireysel yatırımcıların, hiçbir mantıklı temeli olmayan dijital görsellere ve Decentraland gibi platformlardaki piksel bloklarına (arsa) milyon dolarlar yatırdığı dönem. Adidas, Nike, büyük bankalar ve binlerce bireysel girişimci, "herkes burada acayip paralar kazanıyor, geri kalmamalıyız" diyerek, toplumda buna yönelik en ufak bir ihtiyaç olup olmadığını sorgulamadan milyarlarca dolar fon aktardı.
- Sonuç: Bugün o "arsaların" ve NFT'lerin %99'unun değeri sıfır. İçeride ne sürdürülebilir bir sistem vardı ne de gerçek bir insan ihtiyacı.
Fntastic Stüdyosu — "The Day Before" Fiyaskosu (2023)
Oyun dünyasının son yıllardaki en büyük ve ibretlik skandalı. Fntastic adlı bir oyun stüdyosu, "The Day Before" adında devasa bir MMO hayatta kalma oyunu yapacağını duyurdu. Yıllarca inanılmaz bir hype yarattılar. Stüdyo, oyunu geliştirmek için dünyanın dört bir yanından "gönüllü" (yarı zamanlı ve ücretsiz/çok az ücretle çalışan) yazılımcıları ve tasarımcıları kullandı. Tam anlamıyla emek sömürücü bir yapı kuruldu. Şirket yönetimi pazarın gerçek bir oyun mekaniği ve stabilite ihtiyacı olduğunu tamamen unutup, sadece kendi kafalarındaki "rüya ürüne" ve onun pazarlamasına güvendi.
- Sonuç: Oyun Aralık 2023'te çıktı; içi tamamen boş, vaatlerin hiçbirini barındırmayan bozuk bir varlık (asset) yığınından ibaretti. Oyuncular nefret kustu. Oyun çıktıktan tam 4 gün sonra stüdyo resmi olarak iflas ettiğini açıklayıp kapandı.
Mark Zuckerberg — Reality Labs / Horizon Worlds (2021 - 2024)
Mark Zuckerberg'in, şirketin adını "Meta" yapacak kadar gözünü kararttığı ve sadece kendi vizyonu/isteği doğrultusunda ilerlediği Metaverse kumarı… Kurumsal dünyada "toplumsal ihtiyacı hiç gözetmeden, kendi istekleri doğrultusunda ilerlemek ve ürüne aşırı güvenmek" hatasının zirve noktasıdır. Zuckerberg, insanların bacakları bile olmayan ilkel avatarlarla sanal dünyalarda iş toplantısı yapmak isteyeceğine (kendi arzusu) inandı. Sektörün ve tüketicinin henüz böyle bir ihtiyacı yoktu.
- Sonuç: Meta, sadece bu departmanda (Reality Labs) 40 milyar dolardan fazla zarar açıkladı. Şirket hisseleri çakılınca yatırımcı baskısıyla geri adım atmak ve rotayı yapay zekaya kırmak zorunda kaldı.
Bugün YouTube'da ya da iş dünyası medyasında sadece Stardew Valley'yi tek başına yapıp milyon dolarlar kazanan Eric Barone gibi "güzeller" anlatılır. Ama kendi evinde/ofisinde gece gündüz kod yazıp, kimsenin dönüp bakmayacağı, hiçbir pazar ihtiyacına dokunmayan oyunlar veya yazılımlar üreterek gençliğini, parasını ve ruh sağlığını o masada bırakan yüz binlerce yazılımcının esamesi bile okunmaz. Çünkü sistem, batanları sessizce gömer.
Belki bu fazla karamsar bir tablo çıkarıyordur karşımıza. Dünyanın karanlık yüzüne bakmak, aydınlık yüzüne bakmaya kıyasla daha zor ve yüzleşmesi daha ihtimalsizdir çoğu zaman. Fakat burada amaç, tam olarak bunu egale etmek. Hiçbir zaman, tek bir metodolojiyle veya yöntemle herkes başarılı olamaz. Olmaya başladığında da, zaten sistem uyum sağlayıp kendini değiştirir. Yine de, doğru sistematik ve doğru düşünce şekli, riski en aza indirmeye yarar.
Ikıgai’nin burada bize sağladığı da tam olarak budur. Yola henüz çıkmamışken, yolu anlayıp doğru hazırlığımızı yapmak, hata payımızı en aza indirmektir.
Bu bölümü özetleyecek olursak, bir yola çıkmadan önce; bir girişim kurmadan, bir fikri hayata geçirmeden, şirketinize bir genişleme yaratmadan, yeni bir pazara girmeden hemen öncesinde, şu dört soruya her firma ve kişi cevap vermelidir:
- Ben kimim? Ne yapıyorum, güven unsurum ne, nasıl biliniyorum ve zayıflıklarım / güçlerim neler?
- Ben hangi konuda iyiyim? Firma veya kişi olarak, hangi konularda rekabet avantajım olur?
- En keyif aldığım, yapmak istediğim veya hedeflediğim şey nedir?
- Yapmak istediğim şeyin (operasyon, genişleme, ürün, fikir), toplumda bir karşılığı var mı? Bu ihtiyaç veya öngördüğüm talep gerçek mi?



